Hayatlarımızdaki en doğru amaçları iç gözlemle ve değerlerimize başvurarak belirleriz. En doğru araçları da, dünyayı olabildiğince gerçekliği içinde görerek ve akla dayalı stratejiler geliştirerek belirleriz. İşte bu iki yetenek bir araya gelerek bilgeliği oluşturur.
Bilgelik, bilişsel öz hakimiyetin zirvesi, öz hakimiyet üçlüsünün de ilk temel taşıdır. Bilgelik, tarif edilirken kullanılan yavan ifadeler deki gibi, yaşlanmanın getirdiği bir teselli armağanı değildir.
Doğanın işleyişi genel olarak muazzam karmaşıklıkta, iç içe geçmiş bir süreç olduğundan, yaşanan bir şeyin iyi ya da kötü olduğunu söyleyebilmek olanaksızdır. Başınıza gelen bir şanssızlığın nasıl sonuçlar doğuracağını bilemeyeceğiniz gibi, yüzünüze gülen şansın da nasıl sonuçlar doğuracağını öngöremezsiniz.