Arşinur

Arşinur
Puan vermedi·383 syf.·
2020 8. kitabı
Madalyonun İçi, bu ara çok popüler bir kitap, hatta aynı popülerlikte bu kitaptan uyarlanmış diziler var televizyon ekranlarında. İşte bu yüzden, normal şartlarda kolay kolay elime alıp okuyacağım bir kitap değildi çünkü hiçbir şeyi popülerken yapmayı sevmediğim gibi bir kitabı da popülerken okumayı sevmiyorum. Fakat bir kitap kritiğine katıldım ve okumam gereken kitap Madalyonun İçi'ydi. Her ne kadar başlarken popülerliğinden dolayı ön yargılı yaklaşmış olsam da sayfalar ilerledikçe beni içine çektiğini, okumaktan zevk aldığımı ve bir sonraki sayfayı merakla beklediğimi fark ettim. Çünkü içinde kendimden izler buldum. (Özellikle "Ölümle Dans" ve "Panik" kısımları tam da benim yaşadıklarımı anlatıyordu.) Zaten okuyan herkes bir şekilde kendinden izler bulabilir çünkü hepimiz insanız ve kitapta her birimizin hissettiği duygular var, bu da kitabı kendinize yakın hissetmenizi sağlıyor ve nasıl sonuna geldiğinizi anlamıyorsunuz. Kitabı merak ediyorsanız ve okumakta tereddüt ediyorsanız hiç tereddüt etmeden okumanızı tavsiye ederim. Elinize ilk aldığınızda kitabın kalın olması sizi korkutmasın, eğer benim gibi dizi izlemeyi sevmiyorsanız ve psikolojiye meraklıysanız kısa sürede bitireceğinize ve keyifle okuyacağınıza inanıyorum.
Madalyonun İçiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202021,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.·
2020 6. kitabı
Bazı şeyleri uzun uzun anlatmaya gerek yoktur bazen. Böyle anlarda kelimeler ne kadar sade ve basitse o kadar etkilidir. Ben de bu kitap incelememi öyle uzun uzun yazmayacağım. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git: "Okurken her satırını çizmek isteyeceğiniz, kalbimizin varlığını vurgulayan, her kitapseverin ve kalbinin sesine kulak verenin" okumasını tavsiye ettiğim muhteşem bir kitap.
Yüreğinin Götürdüğü Yere GitSusanna Tamaro · Can Yayınları · 202019,4bin okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2019 9. kitabı
Sihir Dükkanı, adı gibi sihirli bir kitap bence. Okurken insana "acaba beynimi ve kalbimi ne ölçüde, ne için, nasıl kullanıyorum?" gibi sorular sordurtarak kendini sorgulatıyor. Sayfaları istemsizce çeviriyorsunuz ve çevirdikçe daha da sürükleniyorsunuz. Ayrıca sevginin önemini ve büyüklüğünü tekrar fark ediyorsunuz... Kitap, fakir ve sorunlu bir ailede büyüyen beyin cerrahı James Doty'nin beynini ve kalbini keşfetme serüvenini anlatıyor. Doty bir gün kardeşini aramak için evden çıkıyor ve sokakta dolaşırken sihir dükkanı dikkatini çekiyor, merak edip içeri giriyor. İçeride onu Ruth adında bir kadın karşılıyor. Ruth ona birtakım sihirler öğretmeyi teklif ediyor ve James Doty kabul ediyor. Hergün sihir dükkanına gidip orada sihirleri öğreniyor. Bu sihirler sayesinde hayatına istediği gibi yön veriyor, ama sonrasında hayatında pişmanlık duyacağı birtakım olaylar yaşıyor ve Ruth'un söylediklerini yaparken bir şeyi göz ardı ettiği fark ediyor. Bunu anlayıp kalan hayatını hatasını telafi etmiş bir şekilde yaşıyor. Eğer hayatınızda kararlar alırken benim gibi çoğunlukla kalbinin sesine ve sezgilerine kulak veren biriyseniz kitabı mutlaka okuyun. Çünkü kitap, kalbimizi dinlerken beynimizi göz ardı etmememiz gerektiğini, ancak ikisine birden kulak verirsek yaşamımızın daha iyi olacağını çok güzel bir şekilde anlatıyor.
Sihir DükkanıJames Doty · Ganj Yayınları · 2017470 okunma
Puan vermedi·481 syf.·
2019 8. kitabı
Kitabı henüz bitirdim ve hemen bir inceleme yazmak istedim. Serenad, Zülfü Livaneli'nin okuduğum ikinci kitabı. Tıpkı ilk okuduğum kitabı Kardeşimin Hikayesi'nde olduğu gibi Serenad'da da şaşırmaktan kendimi alamadım. Roman, 1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan Maximilian Wagner adında profesörün 59 yıl aradan sonra İstanbul'a gelmesi ve İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın onu karşılamasıyla başlıyor. Profesör yüzünden Maya Duran'ın başına birtakım olaylar geliyor ve bunun üzerine profesör hakkında araştırmalar yapmaya başlıyor, yaptığı araştırmaların sonunda kendi ailesiyle ilgili bilmediği bazı gerçekleri de öğreniyor. Daha sonra profesörün başından geçenler ve Nadia ile olan aşkı anlatılıyor. Serenad yalnızca profesörün, Maya'nın ya da Nadia'nın hikayesi değil, tüm insanlığın hikayesi. Kitap bize her şeyden önce "İnsan olma" kavramını sorgulatıyor. Kısacası Serenad, okurunu sürükleyen, meraklandıran, şaşırtan, gözlerini dolduran yani bütün duyguları bir arada yaşatan, her kitapseverin okumasını tavsiye ettiğim bir kitap. Bana bu kitabı okuma fırsatı veren arkadaşıma teşekkür ediyorum.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma