Zaman insafsızlık etmese,
Kederin oyduğu tarafımı sana getirsem.
Kalem beni tutmasa, anlatsam sana,
Siyah,
Simsiyah bir engerektir zaman.
Ve kış neler eder insana...
Günün saf ışığı yavaş yavaş ovadan geçecek birazdan.
Dağların ardında eflatun bir perde gibi dalgalanacak.
Sonra ışık hızıyla, evet ışık hızıyla, camın karnından içeri, durgun, sessiz ve hep öyle kalacakmış gibi yayvan odaya vuracak.
Bir kapı, ötekine gıcırtıyla gerinerek açılacak, mutfakta çayın sesi demlenmeye başlayacak...