"Şimdi artık yaşayan her şeyin
bir sesi ve kanı var
Şimdi artık tir tir titreyen,
ümit içinde kıvranıp
sabahları üzülen
yer ve gök;
adımlarının ve nefesinin altında
tan ağartısıyla örtülüyor"
*Cesare Pavese
Smita babasının sürekli "Kadın kocasının eşiti değildir, kadın kocasına aittir" dediğini hatırlıyordu. " Kadın kocasının malı, onun esiridir, isteklerine boyun eğmelidir..."
Babası kesinlikle karısınınki yerine bir ineğin canını kurtarmayı tercih ederdi.
Ona aşıktım. Hiçbir canlıyı sevmediğim için o aralar, depolanmış bütün aşkım onaydı. Belki de fazla geldi zayıf vücudunun zarif omuzlarına. " Neden taşınır ki bu kadar aşk tek bir bedende? " diye sordu belki de...
Bir insanın yalnızlığı üzerine söylenecek o kadar söz vardır ki! O kadar büyüktür ki yalnızlık! O kadar kalabalıktır ki. Dünyayı dolduran canlılardan uzak bir hayat yaşamak ya da binlerce bedenin arasında olup hiçbirini dinlemeden ilerlemek. Hepsi de, yalnızlığın türleridir...