İnsan, sorunlarına kendisinin dışındaki bir gücün yada aracının neden olduğuna inandığı sürece terapinin bir etkisi olmaz. Öyle ya, eğer sorun dışarıda bir yerdeyse neden insanın kendisini değiştirmesi gereksin. Değiştirilmesi gereken -ya da değiş tokuş edilmesi - gereken , dış dünya,yeni arkadaşlar, iş, eş gibi şeylerdir
"Yalnızca acı çekmenin insani olgunlaştırdığını ve büyüttüğünü zannediyorsan çok yanıyorsun. Eğer ıstırap tek başına yeterli olsaydı ortalık ermişlerle, meleklerle, aydınlanmış kişilerle ve bilgelerle dolup taşardı, çünkü tüm insanlar acı çekiyor. Acı çekmek çoğu kişinin kalbini ve zihnini yaralar, çirkinleştirir ve bencillestirir; kimilerini delirtir, hatta kimilerini öldürür: Çok az sayıda insan acı sayesinde içsel olarak büyumeyi başarırı. Acıdan doğru şekilde faydalanabilmek için bilgi sahibi olmak gerekir yoksa çekilen bütün acılar boşa gider."
Mesela birisi senin yalancı olduğunu söyler ve çıldırırsın. Öfkeden gözün döner. Sadece o anda degil, günlerce bunu düşünüp, istirap çekersin. Bu seni yakan, cehenneme götüren kendini beğenmişliktir. Oysa eğer bir yalancı değilsen sana yalancı denildiği zaman incinmemen gerekir.
Zamanla, siz uyanık kalabildiğiniz süreyi arttırdıkça düşünceler seyrekleşecek, zihnin gerçek doğasıyla baş başa kalabildiğiniz anlar da aynı oranda çoğalacaktır. Zihnin gerçek doğasıyla kalmak size bir tazelenme hissi verecek, yaşama sevincinizi artıracaktır. Buna bir de kötü ve kaygı verici düşünceler ortaya çıktığında onlara karşı kayıtsız kalabilmenin huzuru eklenir