Arzu Polatkan

Arzu Polatkan
Öğretmen
Lisans
728 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Eskilerden kimler kaldık
Güzellikten yana saf tutan o eski dostların varlığı ne kadar değerli. Uzun yıllar sonra isimlerini tekrar zikretmek isterim. Var olsunlar🥂🚬✌️
Mihman
Mihman
Htcgzl
Htcgzl
Seyfettin...
Seyfettin...
Erdal Özdoğan
Erdal Özdoğan
Ali
Ali
Sultannn
Sultannn
Gökçe
Gökçe
Öznur
Öznur
Ciwan FERZENDE
Ciwan FERZENDE
Gizem Dindaroğlu
Gizem Dindaroğlu
Fatih
Fatih
Diğdem Abşin
Diğdem Abşin
Oktay İncesu
Oktay İncesu
Özlem
Özlem
Filiz
Filiz
Leman Altıner
Leman Altıner
Papatya
Papatya
Mert
Mert
Fırat
Fırat
SEDA
SEDA
Büşra
Büşra
NP
NP
Semra Yilmaz
Semra Yilmaz
ercanscgn.
ercanscgn.
Arzu Polatkan
Arzu Polatkan
Frankenstein
Frankenstein
Duygu Sarısülük
Duygu Sarısülük
Selinay
Selinay
Çok teşekkür ederiz, 😇 hep beraber güzel seneler olsun 🙏
Hep berabere🌸☕
Kurgudan Değil, Kayıptan Doğan Metin
Puan vermedi·208 syf.··
2026 31. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 17:27
Bu kitapta edebiyat ya da roman beklentisi olan varsa hiç elini sürmesin. Her ne kadar öyle etiketlenmiş olsa da bu, bir anı ve günlük kitabı; yazarın fark ettiği, sonradan idrak ettiği kırılmaların etrafında dönüyor. İnsan, birinin sözlerini çoğu zaman o hayatımızdayken değil, gittikten sonra gerçekten duyar. Üstelik bu kayıp sadece ölüm olmak zorunda da değil. Bu yüzden kitap ölüm hakkında değil; sona ermiş bir hayatın ardından çöken o ağır hüzün hakkında—ve evet, arada sandığımızdan çok daha derin bir fark var. Kitabın adı da zaten doğrudan yazarın babasının hayatına ve kendi yaşadıklarına uzanıyor. Babasının hastalığı ve ölümü üzerine kurulu, açıkça otobiyografik bir metin bu.
Georgi Gospodinov
Georgi Gospodinov
’un fark ettiği ve metnin içine sindirdiği şey ise şu: bir yazarın kalemi çoğu zaman bir fikirle değil, bir korkuyla doğar. Onun için de bu, çocukluğundan beri peşini bırakmayan o ilk kabusun—babayı kaybetme korkusunun—yıllar sonra gerçeğe dönüşmesiyle kırılan yerden yeniden yükseliyor. Daha önce
Zaman Sığınağı
Zaman Sığınağı
'nda bir gölge gibi değinilen o duygu, burada bütün ağırlığıyla karşımıza çıkıyor.
Bahçıvan ve Ölüm
Bahçıvan ve Ölüm
tam olarak bu: yazmak, kaçamadığı kaybı yeniden kurmanın ve ona dayanmanın tek yolu. Okurken aslında çok sevdiği birini kaybeden ya da henüz kaybetmemiş ama hastalıkla, hastane koridorlarıyla yüzleşen insanların zihninden geçen tanıdık düşünceleri görüyorsun. Bu yüzden “okunmalı mı?” sorusunun net bir cevabı yok. Her okuyan için başka bir yere dokunan, ya da hiç dokunmayan bir kitap olabilir bu.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,1bin okunma
Eser bir veda değil, okuru kederin içinde boğulma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan bir keder sağanağı bence de. ​Yazar, kendi acısını aktarırken o kadar yoğun bir duygusal baskı kuruyor ki, okur bir noktadan sonra nefes alacak alan bulamıyor. Bu anlamda Özellikle benzer travmaları henüz taze olan okurlar için bu kitap, bir teselli olmaktan çok, insanın üzerine çöken siyah bir bulut gibi.
Oldukça net, isabetli ve güçlü bir tespit yapmışsınız; metnin yarattığı duygusal ağırlığı çok doğru yerden yakalamışsınız.👍
Belki de, hayatın kontrolsüz bir düşüş olduğunu kabul edip ona mutlu bir son aramak yerine, iyi bir hikaye olmasına gayret etmeliydim.
Her okuduğumda çok eğlendiğim bir yazar 🥰 Asla pişmanlık duymadım
Özellikle Alper Kamu serisi harikadırr 🫠
"Mösyö ölü. Çok nazik bir mösyö bu,bedenini bilime adadı,bedeni açılsın,içinde ne var görülsün ve doktorlara bilgi verilsin,onlar da sen hastalandığında seni daha iyi tedavi edebilsinler diye..."
Sayfa 108·Kitabı okudu
Otobiyografik olmayan tek romanı buydu hatırladığım kadarıyla. Diğer romanlarında kendi yetişme dönemi anıları ya da evlilik dönemi anlatılıyordu.
Evet ,yalnız yine o kadar gerçekçi ki, ölmüş de teneşirden duygularını paylaşıyor, anıları ve diğer kitaplarına gönderme yapıyor hocam
Bizim gençliğimiz de, çocukluğumuz da şimdikilerden baskaydi. Büyük doğuyorduk biz sanki.
Sayfa 155·Kitabı okudu
Bu yorum görüntülenemiyor