Doğukan Ç.

Korku nedir bilmeyen ölüme şerbetli olduğu için vücuduna kurşun işlemeyen başının üstünden İngiliz mermileri kuş gibi uçup giderken yaylım ateşleri arasında yürüyüp geçen Türk savaşçısı masal gibi dillerde geziyordu. Özellikle artık Jön Türk yöneticilerinde aradıklarını bulamamış olan genç kuşağın seçkinleri için iyiden iyiye bağlandıkları bir sembol olmuştu. Herkesin özleyip beklediği milli Kahraman bu Mustafa Kemal miydi acaba?
Türkler Kahraman peşinde koşan bir ırktır şimdi ortaya onları kurtaracak yeni bir kahraman çıkmıştı. Gerçi Mustafa Kemal İstanbul'a dönüşünde bir zafer alayı ile karşılanmış değildi. O zamana kadar pek kimsenin tanımadığı genç albayın başarılarına basında da çok yer verilmedi. Adı adanıldı resmi az basıldı.. Gelibolu savaşı üzerine bir gazeteye verdiği demecin yayımlanmasına da Enver paşa engel oldu.
Mustafa Kemal yıllar sonra çanakkale'deki savaş alanlarında gezerken söylediği sözde hiç yapmacık yoktur. Yanındakilerden biri buraya neden büyük bir anın dikilmediğini sorduğun zaman, en Büyük anıt mehmetçik'in kendisidir diye cevap verdi. Bu yerlerin Türkiye sınırları içinde kalması onun sayesindedir.
İngiliz resmi tarihçisinin deyişiyle: tek Bir tümen komutanının 3 ayrı seferde kazandığı başarıların sadece bir savaşın gidişi üzerinde değil bütün bir seferin akıbeti ve hatta bir milletin kaderi üzerinde bu derece derin bir etki bırakması tarihte işi çok az görülmüş bir olaydır.
Mustafa Kemal Fransız atlılarının Asya kıyısında piyadelerinin ilerleyişini korumak için ölüme gittiklerini bile bile şövalyelere yakışır bir saldırıya geçtiklerini duymuştu. Bunu hatırladı ve sert bir kararla aynı şeyi tekrarlayarak süvarilerin komutanına saldırı emri verdi. Komutan önce Başüstüne dedi sonra bir duraksıma geçirdi. Mustafa Kemal onu geri çağırdı: Ne dediğimi anladınız değil mi? Evet efendim ölmemizi emrettiniz...