Mustafa Kemal korkusuzca ateş altında durarak Emirler veriyor ve askerlerini cesaretlendiriyordu. Bir ara bir şarapnel parçası tam göğüsüne isabet etti. Yaverlerinden biri dehşet içinde vuruldunuz efendim diye bağırdı. Mustafa Kemal başkaları duymasın diye eliyle yaverinin ağzını kaparak Yok öyle şey diye cevap verdi. Şarapnel parçası göğüs cebine çarparak cebin içindeki saati parçalamış ve göğsünde yalnız büyükçe bir çürük bırakmıştı.
Generallerin er safında dövüştüğü ve erlerin ellerini silahları atıp gırtlak ırklığa boğuştu bir çarpışmaydı bu. Türkler tekrar tekrar saldırıyor tanrının adını anarak şahane bir şekilde dövüşüyorlardı. Bizimkiler de bu saldırıya göğüs geriyor ve ırklarının geleneklerine yakışır şekilde kahramanlık gösteriyorlardı. Korkup kaçmak yoktu saflarında gerilemeden Can verdiler.
Kitchener ordusundaki askerler, Türkler üzerimizde! feryadıyla dalmadan olmuştu. Türklerin ateşi o kadar şiddetliydi ki fundalar tutuşuyor ve İngilizler canlarını kurtarmak için çil yavrusu gibi kaçıyorlardı.