Doğukan Ç.

Gerçekten de çok geçmeden güçlükler birbirini kovalamaya başladı. Jön Türkler diye anılan subayların yurtseverlikleri tartışılmazdı ama siyaset bakımından tecrübeleri daha doğrusu belirli bir siyasetleri yoktu. İhtilalin tek amacı abdülhamit'i diziye getirmek ve her derde deva sayılan olacağı yani meşrutiyeti elde etmekten ibaret kalmıştır. Bunun dışında onların yaptığı aslında tutucu bir devrimden başka bir şey değildi. Ardında herhangi bir ideoloji ya da program yoktu. Osmanlı imparatorluğu'nun karşı karşıya bulunduğu temel sorunlar anlaşılıp incelenmiş değildi. Çağdaş dünyayı etkileyen milliyetçi akımları göremeyen ve ruhca emperyalist olan jön Türklerin istediği sadece atalarının imparatorluğunu daha liberal bir biçimde sürdürebilmekti.
Reklam
Genç ve gösterişli Enver, selanik'teki Olimpos oteli'nin balkonundan Muzaffer bir tavırla halka selamlıyor ve müthiş bir kalabalık tarafından günün politik kahraman olarak alkışlanıyordu. Halka keyfi iradenin artık sona erdiği ve bundan sonra din ve ırkları ne olursa olsun bütün vatandaşların Osmanlı olmaktan Şeref duyarak bir arada kardeş gibi yaşayacaklarını bildirdi.
5. Ordunun görevlerinden biri de, Dürzileri denetim altında tutmaktı. Kökenleri bilinmeyen ve kendilerine özgü gizli bir dinleri olan bu başına buyruk Özgür kavim şam'ın güneyindeki dağlık Havran bölgesinde yaşıyordu. Uzun süre Türk egemenliğine karşı koymuşlar fakat 10 yıl kadar önce Bize gelerek Osmanlı ordusundaki askerlik görevlerini yalnız kendi bölgeleri için yapmalarına izin verilmesi koşuluyla yerine getirmeye ve vergi ödemeye razı olmuşlardı.
Sultan Abdülhamit, 1877'de Rus savaşını bahane ederek meclisi dağıtmış ve ülkeyi baskıyla yönetmeye koyulmuştu. Bir çeşit polis devleti kurmuş bulunuyordu. Kişiler söz ve basın özgürlüklerini kökünden kazımış geniş bir casusluk örgütü kurmuş ve atalarının sarayı olan dolmabahçe'yi bırakarak şehrin oldukça dışında kalan Yıldız sarayı'nın 7-8 metre yüksekliğindeki duvarlarının güvenli içindeki hüküm sürmeye başlamıştı.
Fransız ihtilalinden biri Osmanlı imparatorluğu Ruhani bir Orta çağ Devleti'nden çağdaş bir anayasa devleti olmaya doğru ağır ve inişli çıkışlı da olsa sürekli bir gelişim göstermekteydi. 19. yüzyılda vu ilim zaman zaman gözle görülür bir hal aldı. Bu da kısmen aydın bir sultan olan Abdülmecid'in insiyatifiyle 1839'da ilan olunan ve halkın hakları ile hükümdarın sorumluluklarını belirleyen tazminat fermanı ve onu izleyen Batı usulü reformlarla kısmen de 1876'da daha az ilerici Bir Sultan olan Abdülhamit'in azınlıkların çıkarlarını korumak amacıyla hareket eden batılı devletlerin baskısı altında parlamenter bir anayasayı kabul etmesiyle oldu.
Reklam