“Hiç aday var mı?”
“Henüz yok ama bir eşte neler istediğimi biliyorum.” Thomas başını koltuğun arkalığına yaslayarak gözlerini tavana dikti.
“Yumuşak başlı ve tatlı dilli bir kadın isterim. Beni üstün görecek bir kadın. Arzularıma boyun eğecek ve kararlarıma karşı gelmeyecek birisi.”
Rand güldü. “Kısacası Effington kadınlarının tam zıttını istiyorsun.”
“Aynen.”
“Peki, böyle birini nereden bulacaksın?”
“Şu anda bilmiyorum ama bu çok zor olmasa gerek. Effington kadınları bir istisna, kural değil. Effington erkekleri onları her zaman kontrol altında tutmayı başarsa da ben hayatımın kalan günlerini fikir ve irade savaşıyla geçirmek istemiyorum."
Nasıl oluyor da, kolsuz ve bacaksız doğan insanlardan faydalanmayı akıllarından bile geçirmeyen dürüst ve duyarlı kişiler, düşük bir zeka düzeyiyle doğanları istismar etmekte bir mahsur görmezler?
Bir keresinde ben yatıyodum ve onlar mutfaktayken kardeşim ağlamaya başladı.
Bende yataktan kalkıp onu kucama aldım ve annemin yaptığı gibi susmasını söyledim. Ama sonra annem geldi bağarmaya başladı ve onu benim kucamdan aldı. Ve bana öyle bir şaplak attıki yatağın üzerine düşdüm.
Sonra iyice haykırmaya başladı. Ona bir daha dokundunu görmiycem. Ona dokunarak ne yapmak istiyosun. O zaman anlamamıştım ama şimdi biliyorumki çok aptal oldumdan ve ne yaptımı bilmedimden ona zarar vermemden korkmuşdu. Şimdi düşünüyorumda çok üzülüyorum çünkü ben bi bebeye asla zarar vermezdim.
Tanrının pek azşey verdiği biri olarak sen beyinnerini kullanmayan pekçok kişiden çok daha fazlasını başardın dedi. Ona benim arkadaşlarım beni seviyolar ve bana bu güne kadar hiçbi kötülük etmediler dedim. Onların hepsi akıllı kişiler ve hepside iyi insanlar dedim. Sonra o gözüme bişey kaçtı dedi ve tuvalete koştu.
Partinin nası bittini hatırlamıyorum ama bana köşeye kadar bi git bak bakalım yamur yağıyomu dediler ve geri geldimde orda kimse yoktu. Belkide beni aramaya çıkmışlardı. Geç vakte kadar hertarafda onları aradım. Ama sonra kayboldum ve kaybolduğum için kendime çok kızdım çünkü idda ederimki Algernon o sokaklarda yüz kere bi aşşa bi yukarı gider gelirdi ve benim gibi kaybolmazdı.