Asyam

Asyam
@Asyam53
Perran Kutman anlatıyor: "Amerika'da böbrek sancım tuttu. Taş düşürüyordum. Ambulans geldi. Avazım çıktığı kadar bağırıyorum. İlk defa böyle bir ağrıyla karşılaşıyorum. Bir yandan da 'anneciğim..anneciğim..' diye bağırıyorum. Bunu Türkçe söylediğim için ağrıyan yerimi söylediğimi sandılar. Birbirlerine bakıp 'acaba orası neresi?' diye soruyorlar Ben, 'annemi çağırıyorum' dedim. 'Kaç yaşında kadın, bunun bir de annesi mi var, onu niye çağırıyor ki?' dediler muhtemelen.. Biz böyle durumlarda 'anne' deriz. Onlarda öyle bir şey yok ki; 'mamy..mamy..' diye ağlayan Amerikalı mı var?.. Evet, belki de ' ANNE ', bizim ' AĞRIYAN YERİMİZ '..." ANNE : Sonu olmayan bir kitaptır.. Bittiği yerde hayat da biter..
Reklam
KÜÇÜK KIZIN ZİYARETİ Babası İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı... Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu, o da "üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu ?" dedi. Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı ?" Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi "Hişşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!..." Bazen insanlar? hafife almak için "Çocuk gibisin, Çocuk gibi davranıyorsun" denir ya. Bu hikayeden sonra çocuk gözüyle bakmanın basit olmadığını anlıyor insan. İÇİNİZDEKİ ÇOCUKLA YAŞAYIN...
Sizin Hiç Hisleriniz Dondu mu? Bir Ölü Gibi Hissettiniz mi Kendinizi? Size Gülüşüyle Hayat Veren Öldü mü Hiç? Nefes Alamayıp Boğulduğunuzu Hissettiniz mi? Hiç Oldu mu Hiç Duygularınız? Kokusu Geldi mi Burnunuza? Sesini Özlediniz mi? Yüzünü Özlediniz mi? Özlemiyle günler aylar yıllar geçirdinizmi ? Bir an görmek için dünyaları veririm dediğiniz halde Çaresiz kalarak kadere boyun eğdinizmi ? Ne kadar anlatsam bunları Yaşayan anlar ancak diyerek Sustunuzmu .......!
Sizin aşık olmanızdan ve bütün bu acıklı hikayelerinizden bize ne?
“Her sabah uyandığımızda hatırlamamız gereken şey; Mutluluğun başka yerde değil, sadece kendi yüreğimizde olduğudur. Çünkü huzurun kaynağı dışımızda değil, içimizdedir.. ”
Reklam