'' Sanki tüm bardaklarda köpüren şampanyaların olduğu, tatlı kahkahaların yaz havasına karıştığı muhteşem bir baloda gibiyiz.Bir noktada mahşerin dört atlısının teras kapılarını kırıp içeri dalarak intikam alacağını ve hayatta kalanları perişan edeceğini biliriz. Erken ayrılanlar kurtulur ama balo öyle muhteşemdir ki hâlâ vakit varken kimse ayrılmak istemez.Bu yüzden herkes saatin kaç olduğunu sorar.Ama hiçbir saatin akrep ve yelkovan yoktur.''
''İnsanlar acımızdan ziyade sevinçlerimize sempati duyma eğiliminde olduğu için zenginliğimizi sergiliyor ve yoksulluğumuzu gizliyoruz. Hiçbir şey, acımızı gözler önüne sermeye mecbur kalmaktan ve durumumuz tüm insanlığın önüne serilse bile kimsenin acımızın yarısını dahi anlamadığını hissetmekten daha küçük düşürücü olamaz.''