Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
266 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
On dokuzuncu ve yirminci yüzyıl boyunca fakirlerin neden fakir olduğu sorusuna onlara söz hakkı vermeden cevap ve­ renlerin sayısında hiç sıkıntı çekilmedi. Sesi gür bir çoğunlu­ ğun dediğine göre fakirlerin kendi salaklıkları ve yetersizlik­ leri yüzünden fakir oldukları, kesin (ve bilimsel olarak kanıt­ lanabilir) bir gerçekti. Ekonomik meritokrasinin yükselişiyle birlikte fakir insan­ lar, zenginlerin yardımına muhtaç "talihsiz" kişiler olarak ta­ nımlanmaz oldular; kendi çabalarıyla zengin olmuş, hali vak­ ti yerinde insanların umarsızca aşağılayabildikleri "başarı­ sız" insanlara dönüştüler. Suçluluk ve merhamet gibi hisler­ den azat edilen zenginler, malikanelerde sefa sürüyor olmak­ tan ötürü hiç de utanç duymuyor, dönüp konuşmaya bile te­ nezzül etmedikleri fakirlerin talihsiz halleri için timsah göz­ yaşları döküyorlardı. Refahın ve mal mülkün adil bir biçimde dağıtıldığı görü­ şünü savunan kuramlar arasında, on dokuzuncu yüzyıl felse­ fesi olan Toplumsal Darvincilik'ten daha iyi bir örnek düşü­ nülemez. Toplumsal Darvincilere göre toplumdaki herkes başta kısıtlı kaynaklarla yola koyulmuştu, yolun başında her­ kes eşit ölçüde para, mesleki olanaklar ve kendine güvenle donatılmıştı. Bu yarışta kimileri ön sıraya geçtiler. Bunun ne­ deni onların ayrıcalıklı olmaları ya da şanslarının yaver git­ mesi değil, yarıştıkları diğer kişilere oranla daha nitelikli olmalarıydı.
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
Adı geçen büyük adamlar arasında matematikçi ve astronomi bilgini olan bir kadın da vardı. Adı Hypatia’ydı. İskenderiye Kitaplığından saçılan aydınlığın son ışığıydı o. Bu kadının paramparça edilerek öldürülüşü, kuruluşundan yedi yüzyıl sonra kitaplığın yok edilişiyle ilişkilidir.
Çok teşekkür tavsiyeniz için.☺
TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI BAĞLAMINDA MASLOW’UN İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİNİN YENİDEN İNCELENMESİ VE GÖSTERİŞÇİ TÜKETİM Arş. Gör. Yıldırım YILDIRIM
Araştır güzel kardeşim
Ortaçağ, sadece katı geleneklerin söz konusu olduğu, fiziksel cazibeye ve özellikle duyusal hazlara tamamıyla duyarsız bir çağ değildir. Her şeyden evvel, Provence'ın trubadur şairleri ve Alman mvmıesân- ger'ler erişilmez kadınlara beslenen iffetli, ama saplantılı bir tutku olan ortaçağ romansını [amor cortese] yaratırlar, .ancak birçoklarına göre on­ lar aynı zamanda kelimenin modern anlamıyla romantik aşkı [amore ro- marıtico], doyumsuz ve yüceltilmiş arzuyu da yaratır. Ancak Trîstan ve İsolde, Lancelot ve Guinevere, Paolo ve Francesca gibi hikâyeler de bu dö­ nemde ortaya çıkar. Burada aşk sadece ruhsal değildir; duyuların mest olması ve fiziksel temastır; Goliard şairlerinin cinselliği yüceltmesi hiç de iffetli değildir.
Tarih
Tam da benim istediğim kitap. Çok kalın bir kitap. Bitirince inceleme yazarsanız seviniriz. Inceleme şansım oldu ama içerik önemli tabi. Iyi okumalar
Teşekkürler Size de iyi okumalar
Ortaçağ, sadece katı geleneklerin söz konusu olduğu, fiziksel cazibeye ve özellikle duyusal hazlara tamamıyla duyarsız bir çağ değildir. Her şeyden evvel, Provence'ın trubadur şairleri ve Alman mvmıesân- ger'ler erişilmez kadınlara beslenen iffetli, ama saplantılı bir tutku olan ortaçağ romansını [amor cortese] yaratırlar, .ancak birçoklarına göre on­ lar aynı zamanda kelimenin modern anlamıyla romantik aşkı [amore ro- marıtico], doyumsuz ve yüceltilmiş arzuyu da yaratır. Ancak Trîstan ve İsolde, Lancelot ve Guinevere, Paolo ve Francesca gibi hikâyeler de bu dö­ nemde ortaya çıkar. Burada aşk sadece ruhsal değildir; duyuların mest olması ve fiziksel temastır; Goliard şairlerinin cinselliği yüceltmesi hiç de iffetli değildir.
Tarih
Hocam bu aralar en çok merak ettiğim kitaplardan biri. Bu kaçıncı cilt. Ayrıca kitap hakkında görüşünüz nedir? Almayı düşünüyorum.
Ortaçağ" Barbarlar Hristiyanlar Müslümanlar" adlı kitabı.ilber Ortaylı nın önerdiği kitap listesinde olduğu için merak ettim aslında.yazarın doğu ve batıdaki gelişmeleri sağlıklı değerlendirdiğini düşünüyorum. Saygılar
Reklam