“Sonra insanlar yeryüzünde çoğaldılar. Adem ile Havva’nın başka oğulları, kızları oldu. Onların soyundan gelen insanlar tüm toprakları kapladılar. Barış içinde, huzur içinde, alçak gönüllü, sevgi dolu bir hayat mı sürdüler? Hayır! Atalarının başlarına gelenleri bilmelerine rağmen gururlanmaya, üstünlük taslamaya, birbirlerini öldürmeye devam ettiler. Dünya hâlâ savaş dolu, huzursuzluk dolu, karışıklık dolu. Bu, böyle sürecek. Ta ki insanlar zihinlerindeki o baştan çıkartıcı, kışkırtıcı, ayartıcı sese kulaklarını tümüyle tıkayıncaya kadar...”
“Arabayı durdurdum, sabahın güzelliğini seyre daldım. Bu dakikada dünyanın an mutlu, en sağlam, en güzel adamı bendim. Bahtın açık olsun Anarhay toprağı!”