Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: "Bir kadınla, şu dört özelliğinden dolayı evlenilir: 1. Malı için, 2. Soyu için, 3. Güzelliği için, 4. Dini için. Sen (bunlardan) dinine bağlı Olanını elde et ki rahat edesin ( bereket göresin)
"Peygamber (s.a.v): Dul kadın kendisinin görüşü alınmadan evlendirilemez Bekar kız'da kendisinin izni alınmadan evlendirilemez' buyurdu. Sahabîler: 'Ey Allah Resûlü Bakire bir kız nasıl olur?' sordular. (s.a.v) de: 'Sükût etmesidir' buyurdu.”. Âişe (r.anhâ) dedi ki:
'Ey Allah Resûlü Kadınlar nikâh akidleri hususunda istişare edilir mi?' diye sordum. Resûlullah (s.a.v):
Evet (kadınlar nikâh akidleri hususunda istişare edilirler)!' buyurdu. Ben:
'Bâkire kız, evleneceği kimse hakkında istişare edilirse utanır, susar (rızâsını bildirmez)!' dedim. Resûlullah (s.a.v):
'Onun susması, onun izin vermesi demektir!' buyurdu.”
İnsanlar, ezan ile ilk safta ne (tür hayr ve bereket)ler olduğunu bilselerdi bunlara nail olmak için kur'a çekmekten başka çare bulamasalardı mutlaka kur'a çekerlerdi. Namaza erken gitmekte ne (tür hayr ve bereket)ler olduğunu bilselerdi, (ona yetişmek için) mutlaka yarış ederlerdi. Yatsı namazı ile sabah namazında ne (tür ilahî lütuf)lar olduğunu bilselerdi mutlaka bu iki namaza emekleyerek dahi olsa giderlerdi.. (SAV)
"(İnsanlar) namaza çağrıldığı zaman şeytan, ezanı işitmemek için sesli bir şekilde yellenerek (oradan) çekip gider. Ezan okumayı (müezzin) bitirdiğinde dönüp geri gelir. Müezzin namaz için kamet getirdiği zaman yine çekip gider. Kamet okuma bittiğinde tekrar dönüp geri gelir. Öyle ki kişi ile kalbi arasına girip ona: 'Şunu hatırla, bunu hatırla' diyerek önceden aklında olmayan şeyleri hatırlatır. Nihayet bu kimse, kaç rekat namaz kıldığını bilemez olur.