İçinizde sizi siz yapan bir kütüphane, görüntülerden ve anılardan oluşan bir koleksiyon olduğunu düşünüyorsunuz. Neyi sevip sevmediğinizi belirleyen nedenler olduğunu. Oysa bu kütüphane hayal ürünü.
İnsanlarda dinmek bilmeyen bir açlık, dinmek bilmeyen bir susuzluk var, her seferinde yiyip içebileceklerinden daha fazlasını sipariş ediyorlar, ölçüsüzler, güzel manzaranın karşısında bu güzel manzarayı son kez görüyorlarmış gibi oturuyorlar.