Fark etmez

Fark etmez
@Atmosphere
Bu ben değilim
Bir kişinin dış görünüşüne ve kişiliğine dair algılarımız, o kişinin kendisiyle ilgili algılarını, dolayısıyla da davranışlarını etkiler; bu da bizim o kişiyle ilgili algılarımızı pekiştirir. Kendini gerçekleştiren kehanetlerin gücü budur. Bu gücü kullanmak veya kullanmam aksa bize kalmıştır.
PYGMALION’LA GALATEIA’NIN ÖYKÜSÜ
Pygmalion, Kıbrıs’ta yaşayan genç ve yetenekli bir heykeltıraştı. Kadınlardan nefret ettiğinden, hiç evlenmemeye ant içmiş; ancak (muhtemelen bu nedenle) bütün sanat dehasını güzel bir kadın heykeline yatırmıştı. Güzelliği bu heykelle yarışabilecek gerçek bir kadın yoktu. Heykel, cansız doğasını aştı ve bir an için kıpırtısız duran gerçek bir kadına benzedi. Efsaneye göre Pygmalion bu güzel heykele âşık oldu. Tutkulu ve sınır tanımaz bir aşktı bu. Âşık hiçbir erkek onun kadar acı çekmemişti. Heykelin baştan çıkartıcı dudaklannı öpüyor, ama karşılık alamıyordu. Ona sarılıyor, ama soğuk karşılanıyordu. Bu tuhaf aşk, aşk tanrıçası Venüs'ün dikkatini çekti. Genç adama yardım etmeye karar veren Venüs, heykele can verdi. Pygmalion, sevdiğine Galateia adını vererek onunla evlendi.
İnsanları tutarlı bir şekilde algılama eğilimimize hale etkisi denir. Birini çekici buluyorsak, o kişiye zihnimizde çekicilikle ilişkilendirdiğimiz başka olumlu özellikler de atfederiz - karşımızdaki kişi o özelliklere gerçekten sahip olsa da, olmasa da. Bu etkiye en güzel örnek, âşık olmaktır. Âşık olmak, sevdiğimizi aşktan, tutkudan ve hayranlıktan bulanmış gözlerle görmemize yol açar.
Kendini seven kişi, onu seven ve ona kendini iyi hissettiren kişilerle beraber olmaktan hoşlanır. Sıcak, duyarlı, düşünceli insanlar, etraflarındakilere kendilerini iyi hissettirirler. Ve artık öğrenmiş olduğumuz gibi, kendini iyi hisseden, aşka daha açık olur.
Âşık olmak çoğu zaman körlemesine fiziksel tutkudan ibaretmiş gibi gösterilse de, çoğumuza çekici gelen kişiler, yakın olabildiğimiz, bize anlaşıldığımızı ve sevildiğimizi hissettiren kişilerdir.