Kurtlar ve kadınlar, doğaları, araştırıcılıkları, büyükbir dayanıklılık ve güce sahip olmaları bakımından yakın akrabadırlar.
Sezgileri cok güçlüdür; yavruları, eşleri ve sürüleriyle yoğun bir biçimde ilgilenirler. Sürekli değişen koşullara uyum sağlamakta deneyimlidirler; tuttuklarını koparmalarınin yaninda çok da cesurdurlar.
Ancak ikisi de sürekli avlanmış, taciz edilmiş ve yanlış bir şekilde obur, sapkın, son derece saldırgan ve hasımlarından daha az değerli olarak tanımlanmıştır.
Sağlıklı kurtlar ve sağlıklı kadınlar belirli ruhsal karakteristikleri paylaşırlar: Keskin bir duyarlık, oyuncu bir ruh ve yoğun bir kendini adama kapasitesi.
Kurtların ve çakallarin,ayılarin ve vahşi kadinlarınn benzer ünlere sahip olmasi da o kadar rastlantisal değildir. Ortak içgüdüsel arketipleri paylaştıkları için, yanlışlıkla da olsa, hepsi nankör,doğuştan tehlikeli ve kindar olarak tanınırlar.
Günümüz kadını, bulanık bir etkinlikler yumağına dönüşmüş durumda. Herkes için her şey olmaya koşullandırılmıştır. Eski bilgeliğin modasi,uzun süre önce geçmiştir.
Hepimiz vahşiye özlemle doluyuz. Bu özlemin kültürel olarak onaylanmış pek az panzehiri var. Bize bu tür bir arzudan utanç duymamizöğretildi.Uzattığımız saçlarımızı duygularımızı saklamak için kullan-dık. Ama Vahşi Kadın'ın gölgesi gündüz ve gecelerimiz boyunca pusuya yatmış bir halde hâlâ varlığını sürdürmekte. Nerede olursak olahm,arkamızda tırıs giden bu gölge kesinlikle dört ayaklı.
Dr.Clarissa Pinkola Estés
Cheyenne, Wyoming