Duygusal tepkimizin doğrudan sorumlusu olan kişiye, nesneye ya da olaya tepki vermekle kalmaz bizde güçlü duygular uyandığı zaman etrafımızda bulunan tanımadık kişilere veya önemsiz nesnelere de tepki gösteririz.
Söz konusu yabancı ya da nesne, zihnimizde o iyi ya da kötü duyguyla bağlantılanır. Bu bağlantıya koşullanma denir.
Ruh halimizin sorumlusu o kişi değil,
aldığımız iyi haberdir. Ancak yine de o kişiyle hissettiğimiz duygular arasında bir bağlantı kurarız.
Ruh hali, çekimi neden etkiler? En temel, en basit şekliyle ; bize kendimizi iyi hissettiren herkesi ve her şeyi sever, bize kendim izi köıü hissettiren kimseleri ve şeyleri sevmeyiz. Duyduğumuz çekim veya antipati, içimizde oluşan iyi ya da kötü hislere bağlıdır.
Bir araştırmada, tümü bekâr olan katılımcılara,
karşı cinsten seçicilik düzeyleri birbirinden farklı bireyler hakkında bilgi verilmiştir.
“Çok zor beğenen”lerin yalnız “istisnai”
kişilerle çıktığı, “zor beğenen”lerin arkadaş seçimi konusundadikkatli olup her önüne gelenle çıkmadığı, “kolay begenen”lerin ise herkesle çıkmaya razı olduğu söylenmiştir.
Sonuçlar, katılım cıların en çok “zor beğenen” olarak tanım lanan kişilere karşı çekim duyduğunu ve züppe olarak algıladıkları“çok zor beğenen” lerden hoşlanmadığım göstermiştir.
Peki aşk oyununda erişilmezi oynayanların kazandığı doğru mudur? Erişilmezi oynamak, kolayca teslim olm aktansa güçlükler
çıkarmak, engeller yaratmak anlamına gelir.
Bu varsayım genel kabul görmekle birlikle, yapılan beş ayrı araştırma da “erişilmezlik etkisi"ni kanıtlamakta başarısız olmuştur.
İnsanların zor beğenen eşlerden, bu zor beğenme başkalarına yönelik (onlara değil) olduğu sürece hoşlandığı ortaya çıkmıştır.