22 şubat gecesinin satranç partisinde, Albay Talat’ın süvarisi ile atları, İsmet Paşa vezirini Çankaya köşesinde farkında olmadan sıkıştırmıştı.
Albay Talat iki hamle sonrasını göremedi, İsmet Paşa gördü. Şah, Çankaya Köşkü’nden rok yaparak Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na taşıdı… Paşa ve beraberindekiler rahatlamışlardı!
Bir zamanlar Talat Paşa da , daha Talat Bey iken Makedonya’dan PTT aracılığıyla İstanbul’da Meşruiyet’i ilan ettirmemiş miydi ? Hem de 33 yıllık padişah Abdülhamit’e … Burası Türkiye idi. Gerekirse mektup, telgraf ya da telefonla da ihtilal yapılabilirdi… Yeter ki “ortam” elversindi!
27 Mayıs gazisi, havacı subaylara kapıyı açmadı. Havacılar bir süre beklediler. Sonunda kapıyı kırarak kapalı zarfı Türkeş’e verdiler.
“Cemal Gürsel” imzalı mektup, şu cümleyle son buluyordu:
“Milli Birlik Komitesi üyeliğinden affedildiniz ve emekliye sevk olundunuz. Şerefinizle mütenasip bir dış göreve atanmak üzere evinizde bekleyiniz.”
Türkeş için düşünülen dış görev Hindistan’ın başkentinde müşavirlikti!
Bu zoraki diplomatlık görevine giderken, gazetecilere şöyle diyecekti:
– Dönüşte hepinize birer maymun getireceğim!