var olmayı ya da olmamayı bir başkası üzerinden değerlendirdiğimizde aslında yok ettiğimiz tüm kurguları devrim niteliğinde yeniden inşa ederiz. çünkü yok etmek yeniden inşa etmenin doğumunu sunar. lakin toplumsal algı üzerinden baktığımızda kadın olmak veya kadın doğmanın tezatı mı yoksa tümleyeni mi olarak görmek gerekir? o zaman asıl soru şu olmalı kadınsallığı toplum mu atfeder yoksa kişinin bireysel bilinci mi?