Sanki herkes hücreden kurtulmuş da kendi içindeki hücrelerine hapsolmuştu. Oysa insan kendi iç dünyasının zincirlerini kırıp içinden çıkmadan ikinci bir insanla ilişki kuramazdı. Bu insanların içine girdikleri durum ve ruh hali şuydu: Bir anlamda devrimciliğe ilk adımı attıkları zamanla son adımları arasındaki çelişkinin yarattığı bir şoku yaşıyorlardı. Çünkü 'hareket' bu insanlara yeni Kürt insan tipinin portresini çizmiş ve onlara yepyeni bir kişilik vermiştir.