Psikoloji, bilimkurgu, felsefe...Herhalde bu kitabı tanımlayacak 3 kelime budur. PKD'nin geleceğe yönelik tasvirlerinde, kendisini de yaşamı boyunca esir alan psikolojik sorunlarının ve başarısız evliliklerinin payı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu kitabını diğerlerinden ayıran yön ise daha fazla teknik terimin kitaba yedirilmesi. Elbette bu durum kitabın akıcılığını engellemiyor. Bilakis öğrenilenleri araştırma gereği duyuyorsunuz. Belki de diğer kitaplarındsn daha az puanlanmasının nedeni budur. Oysa harika bir kitap.
Kitapta kişinin yaşadığı ruhsal bunalım ve halüsinasyon halleri gerçekle birbirine girince artık siz de ayırt etmekte zorlanabiliyorsunuz. Bu durum benim hoşuma gittiğinden belki, PKD okumak çok eğlenceli ve aynı zamanda düşündürücü geliyor.
Kitaptaki bir cümle oldukça yerinde bir tespit ve geleceğe yönelik bir uyarıydı :"On kişiden dokuzu psikolojik olarak rahatsız, ama bunun farkında değiller". Günümüzü düşününce, yazarın simulakra ile çıkış yolu aradığı bu durum, günümüzde de yapay zeka ile yapılmaya çalışılıyor ve çalışılacak. Robot insanlar ile insanlar arasındaki çizginin çok ince olması, yapay zekanın evrileceği durumu sorgulatıyor.
Kitabın baş karakterinin tasvirinin PKD'nin kendisinin olduğunu düşünüyorum. Aşık olduğu kadının ise eşlerinden biri. Hayatını bilerek okuyunca daha içselleştirilebiliyor.
Sonunun aceleye getirilmesi ve Ay'daki duruma yeterince değinilip bağlanmaması eksiler olarak göze batıyor. Bunlar haricinde harika bir PKD kitabı.