Kitap sayfa olarak az ama duygu yoğunluğu çok fazla, olaylar hızlı gelişiyor. Kendinizi bir maceranın içinde hissediyorsunuz. Sürükleyici olduğu için bir çırpıda okunuyor ama etkisinde çıkılmıyor. Birkaç gün kitaptaki olayları düşünüp durdum. Kitabın çoğu yerinde yazar ne hissetmemiz gerektiğini bize söylüyor gibi gelse de aslında kitaptaki kahramanlar hepimizden parçalar içerdiği için kendimize göre yorumlayabiliyoruz.
Yılmaz’ın farkına vardığı gerçekler bana kendi hayatımda değiştirmek istediğim yerleri hatırlattı. Kişisel gelişim kitabı türünde bir eser değil ama çoğu kişisel gelişim kitabının vermediği mesajı bize kitaptaki olaylar ile anlatıyor. Kitaptaki İstanbul’dan Sahra çölüne uzan yolculuk ile ben de kendi içimde bir yolculuğa çıkmış oldum.