Aylin Şirin Köken

Aylin Şirin Köken
@Aylinkoken
Ad augusta per angusta
78 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi·76 syf.··
2026 11. kitabı
Kitabı okumadan önce, yazar Manly P. Hall’un biyografisini ve kurduğu Philosophical Research Society’yi araştırmanızı öneririm. Antik Mısır’da ölüm, bizdeki gibi bir son değil… Daha çok bir sınav, bir yüzleşme, hatta belki bir “kendinle karşılaşma anı.” Kitabı okurken beni en çok etkileyen şeylerden biri şu oldu: İnsan tek bir şey değil. Parça parça… Katman katman… Bir yanın yaşıyor, bir yanın izliyor, bir yanın da sanki hep daha fazlasını biliyor. Yani Ka – Ba – Akh. Ve ölüm dediğimiz şey; belki de o parçaların birbirine hesap verdiği an. Kalbin tartılması meselesi var ya… Ben onu artık şöyle görüyorum: Kimse seni yargılamıyor aslında. Sadece şuna bakılıyor: Kendini taşıyabiliyor musun? Ağır gelirse kalbin, geçmişin yüzünden değil; taşıyamadığın şeyler yüzünden. Belki de mesele iyi ya da kötü olmak değil… Hafiflemek. Çünkü bazı yükler insanı yaşarken de yere çakıyor, ölürken de geçmesine izin vermiyor. Antik Mısır’da tam bu noktada “negatif itiraflar” kavramı karşımıza çıkıyor. İnsan, kendini tanımlarken aslında neyi yapmadığını söyleyerek arınıyor. Ve ben, o döneme göre bu toplumu oldukça entelektüel ve bilge buluyorum. Düşüncelerindeki derinlik etkileyici… Ama cenaze ritüellerindeki eşitsizlik, insana ister istemez “acaba?” dedirtiyor. Genel olarak bakınca, Antik Mısır’dan öğrenecek çok şey var… Kalbinizin hafifliğini önemsediğiniz bir hayat dilerim.
Mısır'da Ruh ve Ölüm ÖtesiManly P. Hall · Hermes Yayınları · 201757 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 10. kitabı
Kitabı okumadan önce yazarın biyografisini okumanızı tavsiye ederim. Bu kitap kendini anlatmıyor… insanı anlamaya çalışıyor. Carl Gustav Jung’un Zofingia Dersleri, bildiğimiz o içe dönük Jung’dan farklı. Burada daha çok dünyaya bakan, toplumu, inancı ve düşünceyi sorgulayan genç bir zihin var. Kesin cevaplar yok… ama rahatsız eden sorular var: İnsan gerçekten düşündüğünü mü yaşıyor, yoksa içinde bulunduğu dünyanın ona sunduklarını mı tekrar ediyor? İnançlarımız bize mi ait, yoksa bize öğretilenlerin bir yansıması mı? Ve biz dünyayı olduğu gibi mi görüyoruz, yoksa görmek istediğimiz gibi mi? Okurken şunu fark ettim: Bazen mesele “kendini anlamak” değil, Dünyayı nasıl anlamlandırdığını sorgulamak. Çünkü belki de insan, en çok kendi düşünce biçimini fark ettiğinde değişir. Bu kitap bana içsel bir derinlikten çok, düşünsel bir mesafe kazandırdı. Ve o mesafede, sadece dünyayı değil… kendimi de yeniden sorguladım. Belki de yürüdüğünüz yol sizin yolunuz değildir. Herkese kendi emeği ile açtığı yoda ilerleme cesareti dilerim...
Psikoloji ve FelsefeCarl Gustav Jung · Pinhan Yayıncılık · 2021191 okunma
Puan vermedi·351 syf.··
2026 9. kitabı
Ina May Gaskin’in Emzirme Rehberi, emzirmenin hem doğal hem de öğrenilmesi gereken bir süreç olduğunu vurgulayan, anne bedenine güveni merkeze alan bütüncül bir kitaptır. Kitapta doğumdan hemen sonra ten tene temasın süt üretimi ve bağlanma için kritik olduğu, emzirmenin saatle değil bebeğin ihtiyacına göre yapılması gerektiği ve sık emzirmenin sütü artırdığı anlatılır. Sütün yeterliliğinin memenin doluluğuna göre değil, bebeğin kilo alımı ve bez sayısıyla değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, emzirme sırasında ağrının normal olmadığı ve genellikle yanlış pozisyon ya da kavramadan kaynaklandığı ifade edilir. Ayrıca gece emzirmelerinin hormonlar nedeniyle süt üretimini desteklediği vurgulanır. Ina May Gaskin’in yaklaşımı sadece fizyolojik değil, aynı zamanda psikolojik ve eleştireldir; modern sistemlerin kadınların bedenine olan güvenini zedeleyebileceğini öne sürerek anneleri kendi beden bilgeliğine yeniden bağlanmaya teşvik eder. Bu yönüyle kitap güçlendirici ve destekleyici olsa da, bazı durumlarda süreci fazla doğal ve sorunsuz gösterebilir ve tıbbi gereksinimlerin olduğu durumlar için sınırlı kalabilir. Genel olarak eser, emzirmeyi yalnızca bir beslenme biçimi değil, anne ve bebek arasında derin bir bağ kurma süreci olarak ele alır. Bebeğini şefkatle kucaklayan tüm kadınlara tavsiye ederim...
Ina May'in Emzirme RehberiIna May Gaskin · Akademisyen Kitabevi · 201879 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 8. kitabı
Karanlığın Yüreğine, yalnızca Afrika’da geçen bir yolculuğu değil, insanın kendi içindeki karanlığa doğru yaptığı bir keşfi anlatır. Conrad bu eserinde medeniyet kavramını sorgularken, insanın güç ve yalnızlık karşısında nasıl değişebileceğini de çarpıcı biçimde gösterir. Kurtz karakteri idealizmden yozlaşmaya giden bu sürecin güçlü bir sembolüdür. Kitabı okurken yazarın yaşam öyküsünü de incelemek, metni çok daha derin anlamayı sağlıyor. Bu nedenle Conrad’ın biyografisini mutlaka okumanızı öneririm. Herkese insan doğasını ve kendi iç dünyasını sorgulama cesareti gösterebilmiş bir ömür dilerim...
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · Can Yayınları · 20115,5bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 7. kitabı
Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını okurken başta daha farklı bir içerik hayal etmiştim; ancak kitap beklentimin çok üzerinde çıktı. Grigory Petrov bu eserinde Finlandiya örneği üzerinden bir toplumun yükselişinin eğitimli, bilinçli ve sorumluluk sahibi bireylerle mümkün olabileceğini etkileyici bir şekilde anlatıyor. Sanırım “Bir ülkenin yükselişi için sosyoloji nasıl kullanılır?” diye sorulsa, hiç düşünmeden önerilecek kitaplardan biri olur. Bu yönüyle eser, bireyin kendini geliştirerek toplumun dönüşümüne katkı sağlayabileceğini gösteren ilham verici bir düşünce metni niteliğinde. Ayrıca idealist kamu görevlilerinin topluma olan etkisini çok güzel anlatmış. Bence öncelikle vatanını seven herkesin, sonrasında tüm kamu görevlilerinin okuması gereken bir kitap. Herkese zambaklar gibi temiz ve ahlaklı bir hayat dilerim.
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,5bin okunma
Reklam