Ben bu kadar güzel başlayıp bu kadar kötü biten bir kitap görmemiştim. İlk öncelikle eksik bulduğum konulardan bahsetmek istiyorum. Abicim bu distopya kitabı değil mi? Niye sürekli biz savaşın ortasında bile tugay ve eftalin aşkını okuyoruz ya. Tamam çok iyiler,sevimliler ama bütün hikaye bu ikisi arasında dönüyor. Girayı, Marcoyu,Sinanı o kadar arka plana atıyor ve Tugayı o kadar ön plana çıkarıyor ki yazar,bir süre sonra eeee yeter be kardeşim diyorsun. Marco nun doğum tarihini bile öğrenemedik. Sinan mutlu olamadı. En azından Nidanın ve diğer herkesin 5 sene sonraki veya 15 sene sonraki hallerini görseydik. SPOİLER!!
Ayrıca Eftal kitabın başından beri yaşamak istiyodu,Tugay ise ölmek istiyordu. Eftal öldükten sonra Tugayın sırf onun için yaşamasını isterdim. İntihar etmesi gereksiz oldu. Sonuç olarak Aslı Arslan bence finalini bitsin gitsin artık diye kestirip atmış. Aylardır Ufuğu bulamıyorlar. Eftal ölüyor hemen buluyorlar intikamı alıyorlar. Planları vardı bunların binanın içine nasıl bir anda bu kadar asker girip tutukluyor. Giraylar neden yardıma gelemiyor. Bundan önce imkansızlıklar içinde yardım etmişlerdi. Saçma sapan bir son,hiç yakışmadı. En sevdiğim karakter ise Marco oldu. En mantıklı olan oydu. Savaşta aşk olmaz. Tugay kendi koyduğu kurala ihanet etti.