"Acı gerçeği, büyük kaybı kabul ediş sessizliğiydi bu. Yakarmak, ağlamak bir reddediş,bir baş kaldırmadır. Ama ellerinden birşey gelmediğini, gidenin geri gelmeyeceğini anlayıp susmak daha korkunçtur. Bu suskunlukta en karanlık düşünceler gelir insanın aklına."
"Felaket acısı insanları küçültür. En yaşlıları, en güçlü ve korkusuz olan arkadaşları
Anatay da küçülmüş, savunmasız küçük bir çocuk gibi olmuştu. Omuzlarına çöken felaket acısıyla ezilmiş, fırtınalı havada ne yapacağını bilemeyen küçük bir tay gibi duvara dayanmış, hüngür hüngür ağlıyordu."