Bu kitap sadece aşkı anlatmıyor…
İnsanların söyleyemediklerini, sustuklarını ve satır aralarına gizledikleri duyguları anlatıyor.
Okurken bazı cümlelerin altını çizmek istemiyorsun sadece…
Sanki biri geçmişini önüne koymuş gibi hissediyorsun.
Bir bakışın neden unutulmadığını,
yarım kalan hikâyelerin neden insanın içinde yaşamaya devam ettiğini hatırlıyorsun.
En etkileyici tarafı ise şu:
Kitap yüksek sesle değil, sessizce dokunuyor insana.
Bağırmadan, abartmadan…
Ama tam kalbinin en hassas yerine değerek.
Bazı sayfalarda kendini buluyorsun,
bazı satırlarda sustuğun kişiyi…
Ve anlıyorsun ki;
bazı aşklar gerçekten bitmiyor, sadece konuşulmayı bırakıyor.
Uzun zamandır bir kitabın beni bu kadar hissettirdiğini hatırlamıyorum.
Bitince bile etkisi geçmiyor.
Çünkü bazı kitaplar okunup kapanmaz…
İnsanın içinde yaşamaya devam eder.