Bir akarsu taşları büyük darbelerle kırmaz. Önüne çıkan kayayı gördüğünde ya etrafından dolaşır ya da zamanla onu aşındırır ama hiçbir zaman kayayla inatlaşmaz. insanın enerjisi de akarsu gibi olmalı akışkan, esnek ve sabırlı.
Mevlana "Gönül bir han gibidir her geleni ağırlayamazsın, bazısını kapının önünde selamla ,bazısını içeri al, bazısı öyle ağırdır ki girerse evinin çökertebilir "diyor .kapıyı herkese açamazsın ,kapının bekçisi sensin...
Kırmadığın şeyleri düzeltmeye çalışmaktan, kendin sebep olmadığın sorunlara çözüm bulmaktan, her zaman elinden gelenin en iyisini yapıp bunu takdir edilmemesinden, bir gün kendini parçalamayı bırakıp başkalarını bütün tutmaya karar verirsin ve bu bencillik değil kendini sevmektir....
Usta , öğrencisine çatlamış bir tahta kase verdi "su koy"dedi. öğrenci su doldurur doldurmaz kase sızdırmaya başladı
"çatlakları sıkıca tıka" dedi usta. Öğrenci bezlerle kapattı, kasedeki su bulanmaya başladı .
Usta kaseyi aldı ve Göle doğru uzattı :"Kase sana yetmiyorsa göle yaklaş "dedi .
Öğrenci anladı. Kap dar gelince teslimiyet büyük olana yaslanmaktır.
Her şeyden vazgeçer vazgeçer her şeye sahip olduğunu düşünürsün ki bu zaten doğrudur bir şeyler çok istendiğinde elde çok tutulduğunda bırakmak ağırlaşır gün gelir ağırlıklar zincirlerini koparır, uyanır ,sıcak bir güneş de yola çıkar.