Aytuğ Tokur

10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 19:16
Bu incelememde kitaptan biraz uzaklaşırsam beni mazur görün. Yıllar önce kadın kapalı cezaevinde öğretmenlik yaparken, bir öğrencim bana “Fuhuşa zorladığı için kocamı öldürdüm müebbet verdiler ama boğuşma anında bıçak bana saplansaydı tahrikti, iyi haldi derken ceza indirimiyle 8 sene yatar çıkardı” demişti. O gün nasıl içim acıdıysa, bu kitabı okurken de öyle acıdı. Yazılanlar gerçek hayat hikayesi olmasaydı bile etkilenmemek mümkün olmazdı. 3 ana karakterimiz var: Kurtarmasını bilmeyen bir kurtarıcı; kurtulma ihtimalini aklından bile geçirememiş bir kadın; çocukluk travmaları mizojonizme -kadın düşmanlığı- dönüşmüş bir ağır ceza hakimi. Peki ya kapanışta Pınar Kür’ün müstehcen olması gerekçesiyle romanın üstündeki yasaklamanın kaldırılması için İstanbul İkinci Asliye Ceza Mahkemesi’ne yazdığı savunma? Nasıl güzel nasıl emek verilmiş bir eser olmuş. Evet çok üzüldüm, evet çok nefret ettim ama okumasam büyük kayıp olurdu. Bitirdikten sonra aklıma eski bir şarkı geldi. “Düşenin dostunun olmayışına, düzenin buna hiç aldırmayışına, canım yanıyorsa hala, korkmaya gerek yok, yaşıyorum demektir.”
Asılacak KadınPınar Kür · Everest Yayınları · 201211,5bin okunma
Aytuğ Tokur
Yazarın maksadına kesinlikle ulaştığı 'sarsıcı' bir hikaye, kitap bittikten sonra etkisini bir süre daha devam ettiriyor. Açıkçası Melek'ten gerçeği öğrenene kadar hikayeyi de algılamak pek mümkün değil. Sahipsiz bir kıza, insanlık onurunu yerle bir edercesine, sapık bir yalı ihtiyarının çektirdiği ızdırabın şahidi, suskun ve günahın ortağı bir mahalle. Ölmeyi hak eden bir sapığı öldürdüğünüzde o değersiz leşi için elbette harekete geçilecektir. Peki ya o sahipsiz kızın yıllarca çektiği eziyet, bu eziyetin farkında ve ortağı olan bir mahalle dolusu insana ne demeli! Süreci durdurmak için zerre çaba göstermeden ihtiyara uyarak zulmün devamını sağlamaktır o sessizliğin günahı. Şahsiyet dizisinde Reyhan'ın başına gelenleri anımsattı bana biraz da eser. Yalçın'ın simgesel olarak zorbalıkla itham ettiği Hüsrev beyi beceriksizce öldürüp Meleği kurtarmak isterken hissettiklerinde ise Suç ve Ceza'daki Raskolnikov'un evsahibi ihtiyar kadına duyduğu haklı kini anımsadım. Yalçın'ın da itiraf ettiği gibi Melek kendi intiharı dışında olayları önleyebilecek fiziksel ve ruhsal bir güce sahip değil, baskı ve şiddet ona doğal yaşamın parçası olarak benimsettirilmiş. Yalı görevlileri olan Yalçın'ın annesi Emsal kalfa ve babası da durumun farkında olup zengin karşısında maaş karşılığı susmayı tercih eden günaha en yakın isimler ki bedelini oğulları ile ödediler. Masumların korunmadığı coğrafyalardaki feryatlar, o bölge sakinlerinin de evlerini başlarına yıkacaktır!
Allah der ki; Kimi benden çok seversen onu senden alırım. Ve ekler; Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım. Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, Sabır taşar, Canından saydığın yar bile bir gün el olur. Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür. Düşman kalkar dostun olur. Öyle garip bir dünya, Olmaz dediğin ne varsa olur. Düşmem dersin düşersin. Şaşmam dersin şaşarsın. En garibi de budur ya; Öldüm der durur yine de yaşarsın… Mevlana Celaleddin Rumi Fazla söze gerek bırakmamış Mevlana: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım………
Şiir
Aytuğ Tokur
Hiç şaşmaz, beşeri aşkta sınırı aştığın her sefer için kanatsız çakılırsın...

Mr. Akkaya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·244 syf.·
22 günde okudu
·
2021 40. kitabı
Arthur Schopenhauer
8.6/10 · 9,3bin okunma
Aytuğ Tokur
Cesaretinizden ötürü sizi tebrik ederim bayım👏👏👏