“Vermek, almaktan daha çok doyuran, daha çok haz veren hale gelmiştir. Sevmek, sevilmekten daha önemlidir. Severek, narsizmin ve benmerkezciliğin yarattığı tutsaklığın yalnızlık ve soyutlama hücrelerinden
kurtulmaktadır. Yeni bir birleşme, bölüşme, birolma duyguları tadar. Bundan da öte, küçük, çaresiz, hasta,ya da "uslu" olmasına karşılık sevilmesi yerine, severek sevgi yaratma gücünü duyar. Çocuk sevgisi, "seviyorum çünkü seviliyorum" ilkesine dayanır. Büyüklerin sevgisinin ilkesi, "seviliyorum çünkü seviyorum"dur. Olgunlaşmamış sevgi
"Seni seviyorum, çünkü sana gereksinimim var" der. Olgunlaşmış sevginin söylediği ise "sana gereksinimim var, çünkü seni seviyorum”dur.”
“Istırap veren anıları ortadan kaldırmanın insanı güçsüzleştiren yanı, ıstırabın çoğu zaman en iyi öğretmenimiz olmasıdır.
Hatalarımızdan ders alarak ve çabalayarak olgunluğa ulaşırız.Gerçekten de bilgelik bedava değildir.Dancada bu sürece çok uygun düşen harika bir sözcük bulunur:
Gennemleve.
Aşağı yıkarı şöyle çevirebiliriz: “Bir şeyi tamamına erdirene kadar yaşamak, sürecin farkında ve süreçle temasta olmak ve sonunda nihayet onunla uzlaşmak.”
“Hayatınızı değiştirmede bir sonraki önemli etken, değişim sürecine mutlak şekilde kendinizi adamanızdır. Milyonlarca insan her gün kişisel gelişim kitapları okuyor. Sorunlarını ve sağlıksız örüntülerini fark etmeye başlıyorlar. Farkındalık ampulü kafalarında parlak bir şekilde yandığı için kısa bir süreliğine heyecanlanıyorlar. Ancak sadece bir kitap okumanın kişinin hayat örüntülerinde gerçek veya kalıcı değişimler yaratması çok nadir görülen bir şeydir. İnsanların alışkanlıkları, tepkileri ve altta yatan inançları çok derinlerde yerleşiktir. Bu, çok ciddi hasarlı bir dişin üzerine sadece ağrı kesici koyup sorunun çözüleceğine inanmak gibidir.”
“İçinizdeki hisler dış dünyadaki karşılıklarının size doğru çekilmelerine yol açar. Dış dünyada bir şeyler istediğiniz gibi gitmiyorsa içinize yönelip kendiniz hakkındaki hislerinizi değiştirin.”