Kitap, yıllar sonra eski bir dostunu görmek üzere bekleyen bir adamın içsel hesaplaşmasını anlatır. Ancak bu hikaye, sadece geçmişi hatırlamak değil, hayatın kırılganlığı, dostluğun ve ihanetin iç içe geçmiş duygusal ağlarını keşfetmekle ilgilidir.
Başkarakter, yıllar sonra eski dostunu karşısında gördüğünde, zamanın nasıl bir yıkım getirdiğini ve aralarındaki dostluğun ne kadar kolayca yok olabileceğini fark eder. Her anı, her hatıra, bir mum gibi yanıp sönerken, insanın ne kadar geçici olduğunu hatırlatır. Mumun son ışığı gibi, ilişkiler de bir noktada sona erer, ama ardında bıraktığı ışık, hayatta ne kadar derin izler bıraktığını gösterir.
İnsann yalnızlıkla baş başa kaldığı o anlarda hissettiği hüzün ve pişmanlıkları öyle güzel işler ki, okurken insanın içinde bir boşluk hissi uyanır.
Yazarın anlatımı bir hayli sakindir kendi içinde yaşadıklarını ve yıllar önce cevabını aradığı soruları artık sorma gereği bile duymaz çnkü istediği cevapları ona zamanın açmış olduğu o boşluk çok güzel vermiştir.
Çok beğenerek okudum insanlık, hayat, arkadaşlık,ilişkiler,ihanetler üzerine içinde çok derinlikli tespitler bulabilirsiniz.Keyifli okumalar…