Beyniniz “nöron” ve “gliya” adı verilen yüz milyarlarca hücreden oluşmuştur. Bu hücrelerden her biri başlı başına bir kentin karmaşıklığına sahiptir. Çünkü tek bir hücre, bütün insan genomunu içermenin ötesinde çetrefilli bir ekonomik sistemin trafiğini düzenler. Her hücre, saniyede 100 defaya varabilen bir hızla diğer hücrelere elektrik sinyalleri gönderir. Beyninizde dolaşıp duran bu trilyonlarca sinyalin her birini tek bir ışık fotonuyla temsil edecek olsanız, elde edeceğiniz genel toplam karşısında gözleriniz kamaşırdı.
Kimi kaynakta “insansılar”, kimi kaynakta “insansı Maymunlar”, kimi kaynakta ise “İnsaymunlar” olarak çevrilen, İngilizcesi “Ape” olan Hominoidea süperailesi şu canlıları kapsar: insanlar, şempanzeler, bonobolar, goriller, orangutanlar, gibonlar ve tüm bunların son 30 milyon yıl içerisinde yaşamış olan ataları... Bu primat türlerinin tamamının ortak bir noktası vardır: kuyrukları bulunmaz.
Dolayısıyla klasik “maymun” tanımına uymazlar. Biz her ne kadar bir şempanzeye düşünmeden “maymun” diyor olsak da, halen yaygın olarak kabul edilen bilimsel terminoloji açısından şempanze de, tıpkı insan, orangutan ya da goril gibi bir maymun değildir! Bunlar “insansı maymun” olarak bilinirler. Daha doğru bir tanım ise “Kuyruksuz Maymun” demek olacaktır.