Azad Doğu DEMİR

Acı ancak gerçek bir aidiyetin tehdit altında olduğu yerde belirir. Yani acı olmadığında körüzdür, hakikaten ve bilgiye ulaşamayız: “Koptuklarında acı veren bağlar hakikidir, et haline gelmiştir. İnsan acı çektiği durumda gerçekten mevcuttur, orada -bilerek ya da bilmeyerek- sevmiştir de. Böylece dünyanın örgüsüne göz atmış oluruz: Varlık nerede acı çekebiliyorsa orada gerçekten örgününün içindedir, sadece mekanik ve mekansal bir yan yanalık değil gerçek, yani canlı bir birliktelik söz konusudur orada.” Acı olmaksızın ne sevmiş ne de yaşamışızdır.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Erkeklerin beğenileri, yaşamlarından gelip geçmiş kadınların bulanık, birbirine karışmış imgelerini sakladığı gibi, kadınların kafası da kendilerini sevmiş erkeklerin birbiri ardına getirdiği tortulardan oluşmuştur.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Sevmekten mi korkuyoruz?
Kişi bilinçli olarak sevilmemekten korkan birinin aslında bilinçaltında sevmekten korktuğunu fark etmelidir. Sevmek, kendini karşılıksız olarak adamak, sevgimizin sevilen kişide de sevgi oluşturacağı ümidini taşımak demektir. Sevgi bir inanç eylemidir, inancı az olanın sevgisi de azdır.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Sevme sanatını öğrenmenin ön koşulu
Eğer sevme sanatını öğrenmek istiyorsam her durumda nesnel olmayı denemeli, nesnel olamadığım durumlara karşı da duyarlı olmalıyım. Karşımdaki kişi hakkında kendi ilgi, gereksinim ve korkularımı işe karıştırmadan o kişinin gerçek kişiliğiyle, narsist düşüncelerimle çarpıtılmış kendi oluşturduğum kişiliği arasındaki farkı görmeliyim. Nesnel ve akıllı olabilme yetisine sahip olmak sevme sanatını başarmanın yarı yolu sayılır, ancak kişinin bunu ilişki kurduğu tüm insanlar için geçerli kılması gerekir.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Asi
Elbette iki darbeyle sarsılmış bir adam, asileri unutmazdı. O da nesi, "asi" mi dedim? Bütün bir halkı isyan ettiren genel yozlaşmadan midesi bulanan herhangi bir Fas yurttaşından daha "asi" değildim.
Sayfa 106·Kitabı okudu