Azathan yıldız

Azathan yıldız
@Azathanyldz
Bazı bağlar, tanımını yitirdiğinde bile etkisini yitirmez; çünkü insan zihni, gerçekten temas ettiği hiçbir şeyi bütünüyle geride bırakamaz. Zamanın işlevi unutturmak değildir. Zaman, yalnızca yüzeyde kalanları ayıklar ve geriye, tüm mesafelere rağmen varlığını sürdüren özü bırakır. Eğer bir şey hâlâ iç dünyada aynı ağırlığı taşıyorsa, o artık geçici bir duygu değil; kimliğin sessizce yerleşmiş bir parçasıdır. İnsan çoğu zaman sustuğunu sanır; oysa bilinçdışı, kelimelerin söyleyemediğini yıllarca taşımaya devam eder. Bastırılan her ihtimal, uygun anı bekleyen görünmez bir gerçeklik hâline gelir. Tesadüf olarak adlandırılan karşılaşmaların büyük bölümü, aslında zihnin ve kalbin asla tamamen silmediği izlerin yeniden görünür olmasından ibarettir. Çünkü unutulan şeyler değil, yalnızca üzeri örtülen şeyler geri döner. Ve bazı hikâyeler, dışarıdan sona ermiş gibi görünse de, insanın iç dünyasında tamamlanmadığı sürece bitmiş sayılmaz. Onlar, iki ruh birbirini yeniden tanıdığında değil; birbirlerinin içindeki değişmeden kalan yeri fark ettiğinde devam eder. Çünkü gerçek bağlar kopmaz; yalnızca zamanı geldiğinde yeniden hatırlanır
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bazı bağlar adını kaybetse de yönünü kaybetmez. Zaman, gerçekten ait olan şeyi uzaklaştırmaz; yalnızca yerini korur. İnsan bazen hiçbir şey söylemeden en çok tek bir ihtimali taşır. Tesadüf sanılan bazı sessizliklerin içinde, değişmeyen bir iz vardır. Ve bazı hikâyeler, bittiği yerde değil; yeniden tanındığı yerde devam eder.
Kader; kendisinin o an,o kişi olduğuna en çok inandırdığı anda bile olacaklara kader diyebilme çaresizliğiyle sınar insanı Asla emin olamadığın o seçime; kendini kader diye inandırma çabasıyla akıp giden zamana kapılmış bulursun
Hayata, kadere, hayallerine ve en önemlisi de kendi benliğini oluşturan gerçeklere karşı duvar örmenin; kendinden kaçmanın sonu, insanın en çok ihtiyaç duyduğu yere yabancılaşmasıdır. kendinden kaçmanın sonu, ne kadar kaçarsan kaç, eninde sonunda kendine çarpmaktır.
Şimdi bir kelimeye binlerce anlam yükleyebilen zihne ve kalbe sahip olmanın burukluğu var Savruk,zamana kapılmış ve celimsiz silik sınırlarla...