Kültürlü olmak, yalnızca çok kitap okumak ya da çok yer görmek değildir.
Asıl kültür; insanın incindiği yerde susması, doğru zamanda konuşmayı bilmesidir. Başkasını küçük düşürmeden kendini ifade edebilmek, haklıyken bile kırmamayı seçmektir.
Kültür; dilde zarafet, davranışta ölçü, kalpte merhamettir.
Gürültüyle değil, derinlikle; gösterişle değil, duruşla kendini belli eder. Kültürlü insan kendini başkasının üstüne koymaz, kimsenin altına da düşmez. Dinler, düşünür, tartar ve öyle konuşur. Bilgiyi güç için değil, insanı güzelleştirmek için taşır.
Çünkü gerçek kültür; insanı yalnızca daha bilgili değil, daha iyi yapandır.