"Ölçülülükleri için de aynı şey geçerli değil mi? Bize imkansız görünse de bu saf ölçülülükleri ve nefislerine hakim oluşları bir tür ölçüsüzlüğe dayanır. Arzuladıkları başka birtakım hazlardan mahrum kalmaktan korktukları için, diğer bazı hazlardan uzak dururlar. Hazlara sürüklenmeyi ahlaksızlık olarak tanımlamalarına karşın, bazı hazlar tarafından sürüklenmeleri sayesinde diğer hazları denetleyebiliyorlar. O halde demin dediğim gibi, bir şekilde ölçülülüklerini ölçüsüzlüklerine borçlular."
Sayfa 103 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“... kaldırıp atmak da, mülk edinmeye çalışmak da, kendilerini eşyaların sahibi zannedenlere mahsustur. Oysa sahipleri değil, sadece hikayeleri vardır eşyaların. Ve zaman zaman bu hikayeler, onlara bulaşan insanlara sahip olur...”
“Yemen’in hiç bilmiyorum, belki güneşi Şeria güneşinden daha sıcak, çölleri Hicaz çöllerinden daha kuru, daha nihayetsizdir. Fakat bunun ne ehemmiyeti var? Her tarafta bir neslin kahramanları var, kahramanlar için iklimler, düşmanlar, denizler ve karalar birdir.”
“Uyumak iyiydi çünkü bir nevi ölüm gibiydi uyku. Dünyayla irtibatı kesmekti, unutmaktı, rüyalara sığınmaktı. Ne mutlu kedilere ki gözlerini yumduları mı uyuyabiliyorlardı.”