Livaneli’nin okuduğum 3. Kitabı. Daha önce huzursuzluk ve son ada kitabını okumuştum. O kitapları da sığ ve yetersiz bulmuştum. son hakkımı da bu kitaptan
yana kullandım.
Diğer kitaplar gibi bu kitapta oldukça yüzeysel, diğer kitaplarına nazaran daha ideolojik bir kitap olmuş. Gereksiz yerlere gereksiz siyasi mesajlar boca edilmiş. Türk’ten başka herşeyi beğenen bir karakter ortaya konmuş. Herkese gösterilen saygı bir tek Türk’ten esirgenmiş. Kendinden başka herkes kötü, kahramanımız tertemiz.
Madem o kadar insancıl bir kişiliğe sahipte, ananesinin başına gelenlere, hemen hemen aynı tarihlerde 1944 deki Kırım Tatar sürgününe dair bilgilerde verseydi. Stalinin Hitlerden farkı mı var ki, boş ideolojik yaklaşımlarla olayları es geçiyor. Rus soykırımı sebebiyle Karadeniz'in sularında ölen binlerce Ahıska Türkünün anısına, balık bile yemeyenAhıska Türklerinden bahsedilmiyor. Tek kelimeyle ideolojik körlükle kurgulanmış bir roman olmuş.
Beğenmedim, tavsiye etmiyorum.