Aziz Bulut

Batılı sekülerleşme dünya tasavvuru ve yaşam süreçleri bakımından farklı bir geleneği temsil eder; bu gelenek içinde dini kurumlar ile siyasetin gerilimli ayrışma pratikleri belirgin bir karakterdir. Benzer kurumlaşma ile ruhban-laik gerılimi ve çatışması bulunmayan toplumlarda sekülerleşmenin siyasal boyutu zayıf olacaktır. Ancak bu beklenti geç modernlik sarmalına girmiş toplumlarda beklenenin aksine modernliğe erişimin zaruri şartı olarak görüldüğü için gerçekleşmemiş, sekülerlik siyasi proje olarak toplumsal ve kültürel yapıların dönüşümü için araçsallaşmıştır.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Reklam
Hıristiyanlıkta asli-birincil sekülerleşmenin haddizatında Aziz Paul'un müdahalesiyle daha erken dönemde peygamber, din, şeriat ve sünnetin yitirilmesiyle başlamıştır. Arızî-ikincil sekülerleşme döneminde ise Aydınlanmayla birlikte religion, teoloji ve gelenek kavramlarının yerine ideoloji, kültür ve medeniyet kavramları almıştır. Gencer, kadim paradigma olan Sünnet'in Katoliklerde gelenek (tradition), Civitlerde medeniyet (civilisation) ve Protestanlarda kültür kavramına dönüştüğünü daha doğrusu sekülerleştiğini savunur.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 06:18
Sekülerleşmenin enine boyuna tartışıldığı bir eser olmuş. Sekülerlik, sekülerleşme ve laiklik kavramları enine boyuna tartışılmış, siyaset, kültür ve islamla ilişkileri detaylıca incelenmiş. Eser de bir çok batılı sosyologların, Arap ve Müslüman sosyologların ve Türk sosyologların konuyla ilgili düşünceleri de irdelenmiş. Son bölümde Türkiye’deki sekülerleşme süreci de ayrıntılı olarak incelenmiş. Dili biraz ağır olsada, belirli okuma seviyesine ulaşmış kişiler için iyi. Konuya hakim olmayanlar için ağır. Ben beğendim, okunur.
Düşünce
Sekülerleşmenin ÖtesiCelaleddin Çelik · Çizgi Kitabevi · 20252 okunma

Aziz Bulut

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
39 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 06:18
·
2026 9. kitabı
Celaleddin Çelik
0/10 · 2 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 06:49
Livaneli’nin okuduğum 3. Kitabı. Daha önce huzursuzluk ve son ada kitabını okumuştum. O kitapları da sığ ve yetersiz bulmuştum. son hakkımı da bu kitaptan yana kullandım. Diğer kitaplar gibi bu kitapta oldukça yüzeysel, diğer kitaplarına nazaran daha ideolojik bir kitap olmuş. Gereksiz yerlere gereksiz siyasi mesajlar boca edilmiş. Türk’ten başka herşeyi beğenen bir karakter ortaya konmuş. Herkese gösterilen saygı bir tek Türk’ten esirgenmiş. Kendinden başka herkes kötü, kahramanımız tertemiz. Madem o kadar insancıl bir kişiliğe sahipte, ananesinin başına gelenlere, hemen hemen aynı tarihlerde 1944 deki Kırım Tatar sürgününe dair bilgilerde verseydi. Stalinin Hitlerden farkı mı var ki, boş ideolojik yaklaşımlarla olayları es geçiyor. Rus soykırımı sebebiyle Karadeniz'in sularında ölen binlerce Ahıska Türkünün anısına, balık bile yemeyenAhıska Türklerinden bahsedilmiyor. Tek kelimeyle ideolojik körlükle kurgulanmış bir roman olmuş. Beğenmedim, tavsiye etmiyorum.
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021163,8bin okunma
Reklam