Evlilik... Olabildiğince rastlantısal ve olabildiğince hayal kırıklığından ibaretti. Hele karısının ağız kokusu, tutku hâlleriyle yapmacık tavırları! Ölümcül görev; para kazanma hırsı, bir, iki, on, hatta yirmi yıl boyunca hep aynı şey... Gittikçe daha ruhsuz bir hâle dönüşüm... Tam da zirveye çıkmayı hayal ettiğim bir anda, bayır aşağıya uçmak gibi bir şey... Durum aynen böyle açıklanabilirdi. Toplumun gözünde zirvede gibi görünsem de aslında yaşam koşulları benim elimin altından kayıp gidiyordu... İşte! Madem öyle, öl gitsin o zaman!
Hepsi aynıydı.Bazen bir umut damlası parlayıp gösteriyordu kendini,bazen de kocaman bir umutsuzluk denizi azgınlaşıveriyordu.Hep aynı acı,aynı keder,aynı iç sıkıntısı,hepsi aynıydı.Yalnızlık korkunç bir şeydi,ama başkaları varken daha da korkunç olacağını biliyordu...