Bana sonuçta bu dünyada iki tür davranışın olduğunu öğretti: Yaşamı seçmek ya da ölümü seçmek. Biri, kömür işçilerinin en sefili de olsa yaşamı seçebilirdi; öteki yurdunun ve çağının en tanınmış yazarı olsa da ölümü seçebilirdi.
Nefret ettiğimiz insanlardan sonsuza dek uzak kalamayız. Öte yandan, yine aynı nedenle, sevdiklerimize asla büsbütün yakın olamayacağımızı da düşünebiliriz.
Kasım kendi kalbini,kımıldamaz setler üzerine daima vuran,daima bir menfez bulamadan geriye köpürerek giden fakat mütemadiyen yükselen ve azan nihayetsiz bir denize benzetiyordu.
Eğer Kasım'ın hayatı gözünün önünde olmas, Sara bütün erkeklerin böyle birinci derece aşk, ikinci derece aşk, eğlence, heves vesaire bin türlü isimler altında bin kadının felaketini hazırladıklarında kanaat edecekti.