Fakat beş yıl önce başıma garip bir şeyler gelmeye başladı. Nasıl yaşayacağımı veya ne yapacağımı bilmiyordum. Sorular yükseliyordu: "Neden? Ya sonra?"
Kardeşim hastalandığında henüz çok gençti. Hastalığı bir yıldan fazla sürmüştü ve neden yaşadığı bir yana, neden ölmek üzere olduğunu bile tam anlayamadan acı içinde öldü.
Paramızı aldık be çevremiz tarafından övüldük, böylece her birimiz haklı olduğumuza inandık. Şimdi açıkça görüyorum ki akıl hastanesi sakinleri ile bizim aramızda pek bir fark yokmuş. 0 zamanlar bundan sadece belli belirsiz şüpheleniyor ve tüm deliler gibi kendim dışında herkesin deli olduğunu düşünüyordum
Ahlaken iyi olma konusundaki en içten dileklerimi ifade etmeye çalıştığım her zaman küçümseme ve alayla karşılaştım ve adi tutkulara kendimi kaptırır kaptırmaz da yüceltildim, teşvik edildim.
Hırs, güç sevdası, çıkarcılık, şehvet düşkünlüğü, gurur, öfke, intikam hepsi çok kıymetliydi.