Sırasında ağızlarından çıkan bir tek sözün, o sözü söylerken dudaktaki bir ufacık hareketin, başkasının hayat akışını değiştireceğini ne zaman öğrenecekti insanlar?
Boşlukta bir tek sözün, en ufak zerrenin hareketinin bile kaybolmadığını hisseden, mimari şuurundan ne haber?
Bu çamur ortamında da,"olmayan şey"in ne olduğunu arayamayacak kadar, herkes her şeyi biliyor.
Çekilen ızdırap çevreye şifa olacak şekle kanalize edilmelidir. Ben, başıma çöken dünyanın altında ezilip ufalanmama çabası içindeyken, açılan pencereden, ıstırap çekenle çekmeyeni görüyorum.
Ve yine görüyorum ki, genci, gençliğin meselelerini anlayarak kuşatacak, gençliğin temsilcisi bir gençlik halkası mevcut değil.