...yürekleri dinleyecek zaman bırakmayan bir tempo ve günlük yaşamda nerede ne zaman çıkacağı belli olmayan savaşlarla baş etme zorunluluğu sonucu yaşanan yabahcılaşma ve yalnızlık...
Günümüz insanının yaşamını kurutan en
önemli etmenlerden biridir geleceği denetleme kaygıları. Geleceğin güvencesiyle uğraşırken yaşanmakta olan anı kaçırıvermek. Oysa biz geleceği yazmaya çalıştıkça gelecek kendini yeniden yazar, gelecek düz bir' çizgi üzerinde art arda dizilen olaylar şeklinde tasarlanamayacağı için. Düz Çizgi üzerinde tasarılar geliştirebiliriz, ama yola çıkıldığı andan itibaren geleceğin bizimle satranç oynamaya başlayacağını da hesaba katarak. Bunu hesaba katmadığımızda, yolumuzda ilerlerken karşılaşıverdiğimiz bir fırtına paniğe kapılmamıza neden olabilir.
Tanrı’nın yaptığını bildiğimiz herşeyin en iyisi ol-
duğunu kabul etmek bizim için çok güvenli iken daima bize en iyi görüneni yapmak zorunda olduğunu kabul etmek aynı derecede tehlikelidir.
...Ancak, iyilik yapma yükümlülüğümüzün kesin-
likle sınırları vardır. Kendime büyük bir zarar verme pahasına topluma küçük bir iyilik yapmak zorunda değilim. O halde insanların bir ihtimal benden görebileceği önemsiz bir iyilik nedeniyle neden sefil varlığımı devam ettirmeliyim?