“Hepimiz yaşlıyız. Zamanından önce yaşlandık. Bir çağın işini on yıllara sığdırmak zorunda kaldık. Bu yüzden on yıl öncesini vakit geçirmeden unutmamız gerekiyordu. On yıl öncesinin acılarını da tabii... Diyorum ya, bizimkisi unutuşun tarihi olabilir ancak. Hani eskiler nisyan derlerdi, işte o. Tanrım, bu kez de acı çekmeyi beceremezsek, geçiştirmeye kalkarsak hapı yuttuk demektir. Bu kez hepten hapı yuttuk demektir. Çünkü insan ne yaparsa, yaşamaktan aldığı cesaretle yapar. Bu cesareti yaratan da acıları karşılama gücüdür.”