Herkesin içinde bir serseri yani mutlulukta çarptırdığı ama aynı zamanda deli heyecanlara kaptırdığı bir yüreği vardır. Herkesin kalbinden vurulmak üzere olduğu ya da vurulduğu bir yer vardır. Vay bu delikanlı gönlümü kimler yaktı, kimler yıktı dediğiniz zamanlar olmuştur. Serseri laftan anlamayan başına buyruk, bir baltaya sap olmayacak insanlara denir genelde. Fakat durum travma halidir. Çünkü bunca kalabalığın ve kuralın sizi anlamadığı bu düzende dik başlı olmanın acısını hissedersiniz. Balyoz gibi kafanıza vururlar bu acıyı. Sokak başında gördükleri her çocuğu aşağılar çirkin gözlerle bakarlar. Karşı tarafın ne yaşadığın ya da hissettiğinin bu hallere gelmesin için onu sürükleyen durumların farkında değillerdir. Tüm drama da zaten burda başlar. Birbirini anlamayan insanların birbirine karşı sunmak istemediği çözümleri göz ardı edip kendini en iyisi görmesi kadar çirkeftir hayatları. Oysaki bazen bir serserinin kalbi hiç beklenmediği kadar naif ve güzel olabilir.