Safiye Yaşar Erdiger

Üç Yıl
8/10
·120 syf.··
2021 3. kitabı
Bence kitap iki paralel konu üzerinden gelişiyor. Bir erkeğin aşka ve evliliğe bakış açısı. Çarlık Rusya'nın son dönemlerinde "işçi sınıfının" daha çok ön plana çıkması. "Birlikte olursak bir şeyler değişebilir." cümlelerinin dostlar arasında konuşulmaya başlanması..
1000Kitap
Üç YılAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,9bin okunma
Reklam
Bir Kadının Yaşamından Yirmidört Saat
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2020 13:29
Stefan Zweig, bu üç kitapta: Bir Kadının Yaşamından Yirmidört Saat, Amok Koşucusu, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu. Kadınların birey olma halini, yasak duygular ile toplumun ona biçtiği roller "anne, eş, vs" arasında gidip geldiğini, bir kadının ağzından çok iyi dillendirmiştir. Bu kitabında, otelde yaşanan kocasını ve çocuklarını bir aşk için terkeden kadını çoğu kişi tarafından eleştirilse de anlatıcının kadını desteklemesi şaşkınlık yaratır. Bir kişi haricinde: Mrs. C. Ardından, anlatıcı ve Mrs. C arasında kişisel bir dostluk kurulur. Mrs. C anlatıcıya yıllar yıllar önce başından geçen "Genç bir kumarbaza" üzülüp onu kurtarmaya çalışırken yaşadığı olayları ve duyguları aktarır. Bu itiraf, Mrs. C'yi artık özgürleştirmiştir... Stefan Zweig, psikolojik tahlilleri edebi dille birleştirerek bizi zamanın ötelerine götürüyor. Aynı zamanda, "Avrupa da Kadın" figürünün "eş, anne" rollerinden başka "insan" olarakta, edebiyatta duyulmaya başladığını düşünebiliriz..
1000Kitap
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,8bin okunma
Nihal Atsız Hikayeler
Puan vermedi·68 syf.··
2020 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2020 16:24
Nihal Atsız, Hikayeler İlkokul ve ortaokul seviyesine göre yazılmış. Arı bir Türkçe. Nedense ilkokulda okuduğum Kemalettin Tuğcu romanları aklıma geldi. Şehitlerin Duası adlı hikayede; içim burkuldu. "İki Onbaşı" içindeki süngü savaşı bence daha iyi anlatılamazdı. "Erkek kız " ise bana eski Türk filmlerindeki sahneleri hatırlattı. Nihal Atsız hayatında sadece beş hikaye yazmış. Onun romanlarını merak ettim. Bir ara okuyacağım.
1000Kitap
Atsız HikayelerHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20182,039 okunma
Istrancalı Abdülharis Paşa
8/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 19:46
Istrancalı Abdülharis Paşa, İki farklı zaman eğrisi içinde geçiyor. Araştırma görevlisi Asil bir ismin - Abdülharis - peşinden nedenini bilmediği bir tutkuyla çalışmaya başlar. Asil, Güldemle nişanlıdır. Kimi zaman araştırması ile nişanlısı arasında sınavlara tutulur... İkinci zaman da Abdülharis'in köklerine ve Rumeli'ye yerleşmesiyle başlayan yaşantısına tanıklık ederiz. Sonra, bir gün Asil ve Abdülharis karşılaşır. Bu karşılaşmanın sonu ne olacaktır? Okuyunca göreceksiniz. ;) Kitapta Asil'in araştırması sırasında edindiği bilgiler, "nerelerde, ne kadar döküman bulmuş? " gibi bilgilerden biraz sıkıldım. Kitabın yüz, yüz elli sayfası bu bilgiler yer alıyordu. Bu bilgileri nasıl elde ettiğini de etraflıca yazmış. Abdülharis'in hayatını anlattığı bölümler "yerel - Trakya- ağzı kullanmış. Bu da kitaba bağımlılık nedeni... Her şeyden önce, Balkan kültürünü bize aktarması çok güzel. Balkanlar da bizimde bulunduğumuz coğrafya da" vampir kültü" enterasandı. Bir Kont Dracula bilirdim. Şimdi bizim Paşa da var. :) Istrancalı Abdülharis Paşa kitabı bir seri olabilir. Tıpkı; Harry Potter serisi gibi... Bu arada, ben Mehmet Berk Yaltırık Hoca'yı " Kocakarı Masalları" YouTube kanalından biliyorum. O yüzden kitap içindeki korku ögelerinin ileriki bölümlerinde farklı ve aksiyonel tarzda yerleştirmesini bekliyorum.
1000Kitap
Istrancalı Abdülharis PaşaMehmet Berk Yaltırık · İthaki Yayınları · 2019267 okunma
Vincente Van Gogh'un Hayatından Kesitler
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
Vincente Van Gogh'un yaşamından kesitler ve resim, sanat, sanatçı, toplum ve dünya üzerine düşüncelerini mektuplar üzerinden izliyoruz. Tüm duyularınızla kendinizi verdiğinizde; şu anda yaşanan global sorunların tohumlarının izlerini buluruz. Örneğin, sayfa yüz yirmi beş (125): Sanırım ki Arles şehri bir zamanlar daha şanslıydı, hem kadınların hem de kıfayetlerinin güzelliği bakımından. Bugün bütün bunların hasta ve silik bir hali var karakter bakımından. Dünya globalleşirken yerel olan renklerin, tatların ortadan kalkmasını anlatıyor... Ve başka noktalar daha... Rembrandt, Delacroix, Millet en çok sözü geçen ressamlar.. Gerçekçilik akımını savunuyor, empresyonistleri - izlenimcilik- bazı noktalar hariç gömüyor. Teknik ve renk konusunda çalışıyor. Ardından yeni bir teknik için kendini adıyor.. Bu esnada ağır hastalanır. Gaugin ile birlikte yaşantısına atölye kurma notlarını, yaşadığı yerlerin renklerini betimliyor. Dönem sanatçıları ve yazarlarını takip edebilmelerine şaşırdım. Hani o dönem internette yok! Tolstoy'un Benim Dinim, adlı kitabında ilgisini çeken noktaları anlatırken bana "Tolstoy'un inancını" sorguladığı duygusu verdi. Kardeşine sürekli yük olduğunu düşünüyor. Kardeşine bir yandan:" Sen sanatçılara para vermekle kendin sanat eseri yaratıyorsun ve benim tek dileğim resimlerimin öyle iyi olmasıdır ki sen çalışmadan memnun olasın. " diyerek onurlandırıyor. Şimdilik, üstten incelemem bu kadar. Sonra #kitapyanınaçay videosunda sizlere anlatacağım.
Kültür-Sanat
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,1bin okunma
Reklam