Kitaba ilk başladığınızda sizi karşılayan karakter sayısının fazla olması hasebiyle kafanız biraz karışsada ilerleyen sayfalarda hepsini toparlayıp oturtuyorsunuz. Karakterlerin her biri ile dönemin bir çok özelliğini ilmek ilmek işleyen Mithat Cemal’in bu romanında İstanbul’a ait üç dönemi müşahede ediyoruz. İstibdat dönemi diye isimlendirilen Abdülhamit dönemi, ittihat ve terakki dönemi ve 1. Cihan Harbi akabindeki mütareke dönemi ile ingiliz işgali…Bu dönemler arasındaki geçişlerde karakterlerin nasıl evrildiklerini ve bu dönüşüm sürecinin ustaca ifadesini görmek keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Kısaca karakter zenginliği ve Mithat Cemal’in muazzam tasvir kabiliyeti ile Osmanlı’nın son 50 yılına bir lahza ışık tutan kıymetli bir roman.
Bir kimsenin inancından şüphe meydana geldiği zaman, onu gidermek için, o ilmi öğrenmesi farz olur. O halde, bütün bunlardan anlaşıldı ki, ilim bütün Müslümanlara farzdır. Zira hiçbir Müslüman yoktur ki, bilgi cinsine muhtaç olmasın.