"O dünyaya ait değilim ben." Galiba asıl canımı acıtan buydu. "Onun dünyasına," diye devam ettim alçak bir sesle. "Kendimi ilk defa bu kadar... Vasıfsız hissettim. Sanki hiçmişim gibi."
"Tribünde bana odaklanmış bir çift göz olmasını hayal bile edemezdim. Sahada parlayan beş arkadaşımın aksine gözleri benim üzerimde olan, o maçta benim için bulunan bir kişi vardı on üç bin kişinin arasında. Feza'nın ışıkların altında olmadığım zamanlarda beni bulabilmek gibi üstün bir becerisi vardı.'
"Anılarımda kalma," dedi ciddi bir şekilde. Onun birkaç adım ötesine elimde tuttuğum pastayla döndüğümde kaslarım hafifçe çatılmıştı. "Çok daha iyisini çok daha lüks bir yerde kutladığımda bir kız bana pasta yapmıştı demek yerine, bu kız bana pasta yapmıştı diyerek göstereyim seni insanlara."