“Sınırlarını bilemediğimiz ve yaratıcısının bizim çılgınca tartışmalarımıza bıraktığı bir büyük bütünün küçük parçası olarak, bu bütünün aslında ne olduğunu ve bizim ona göre ne olduğumuzu çözümlemek isteyecek kadar kendimizi beğenmişiz.”
“Bilmediğimiz tek şey, neyi bilebileceğimizi bilmemektir. Var olanı hiçbirimizin göremeyeceğini itiraf edecek yerde, rastgele karar verip olmayana inanmayı yeğliyoruz.”
“Konstantinopolis’te Hristiyanlığı o kadar gülünç bulan bir Türk, gitsin Paris’e de, orada Müslümanlığın nasıl bulunduğunu görsün! Görüşler özellikle de din konusunda baskın çıkar.”
“Tanrı hakkında aşağılık, fantastik, hakaret dolu, ona layık olmayan fikirlere sahip olmak yerine hiçbir fikre sahip olmamak daha iyidir; ona hakaret etmektense onu tanımamak daha az bir kötülüktür.”