Fischer'in kendisine en doyurucu gelen espri nitelemesi şöyledir; "Bir epri oyunsal bir yargıdır." Bu anlatım yoluyla bize bir benzetme de verir: "tıpkı estetik özgürlüğün eşyanın oyunsal tasarımında yatması gibi." Başka bir yerde, bir nesneye yönelik estetik tutum, nesneden hiçbir şey istemediğimiz ama onu tasarlamaktan hoşnut olmakla yetindiğimiz durum olarak nitelenir. Çalışmanın aksine estetik tutum oyunsaldır. -"Estetik özgrülükten de kendi olağan kuralları ve düzenlemelerinden doğan ve kökeni yüzünden 'oyunsal yargılama' adını vereceğim bir tür yargılama ortaya çıkıverebilir ve bu kavram tüm formülü içermese bil problemimizi çözecek ilk belirleyici içerebilir; Jean Paul, 'Özgürlük, esprileri, espriler de özgürlüğü üretir,' diye yazıyor. "Espri yapmak, yalnızca düşüncelerle oynamaktır."
Kuno Fischer, "Tüm ruhsal dünyamız, düşünce ve yargılarımızın entelektüel krallığı, dış gözlemin bakışları önüne serilmez, resimsel ve görünür bir biçimde imgelenemez bile, ve de kendi yasaklamalarını, zayıflıklarını ve bozukluklarını -sıkıcı ve gülünç bir zıtlıklar hazinesini-içerir. Bunlara vurgu yapmak ve estetik açıdan önemli kılmak için yalnızca nesneleri doğrudan imgelemekle kalmayan, kendisi de bu imgelere yansıyıp onları belirginleştirebilen bir güce gereksinim vardır: Düşünceleri aydınlatabilecek bir güç. Bu türden tek güç Yargılama'dır. Bir espri gülünç bir zıtlık üreten bir yargılamadır; karikatürde sessiz bir rol oynar ama ancak yargılamada özel biçimini ve açığa çıkmanın özgür evrenini kazanır. (a.g.e.49-50)
Kuno Fischer (1889) esprilerle gülüncün ilişkisini, ona göre ikisi arasında bir yer alan karikatür yardımıyla açıklar. Gülünç, bir yönüyle çirkinle ilişkilidir: "Eğer o (çirkin olan) gizli ise, eşyaya gülünç bakışın ışığıyla üstü açılmalı; eğer yalnızca biraz fark ediliyor ya da hiç fark edilmiyorsa öne çıkarılmalı ve apaçık hale getirilmelidir; öyle ki gün ışığında açık seçik görünsün... Karikatür böyle oluşur. (a.g.e45)
Thedor Lipps'e (1898)'e göre bir espri "tümüyle öznel olan gülünç bir şey"dir. --yani, "bizim ürettiğimiz, bizim eylemlerimize bağlı, hiçbir zaman nesnel olarak değil, hatta istemli nesne olarak da değil özne olarak ilişkide bulunduğumuz" gülünç bir şeydir. Buna genelde, "ister gözlemlenenin,isterse durumun gülünçlüğü olsun, gülünç olanın bilinçli ve başarılı bir şekilde, etkiyi vurgulayan, daha ileri bir açıklama getirilmiştir.